5.0
Toplamda 0 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Fed Up
İMDb Puanı 7.7

Fed Up

-

Beslenme

Şekerin hayatımıza nasıl sokulduğunu anlatan müthiş bir belgesel . Obezitenin varoluşunun sebebinin de açıklandığı yapım adeta şunu söylemek istiyor : "yakın zamanda çocuklara çeyrek altın yerine insülin hediye edeceğiz!" Acı ama gerçek!Gıda ile ilgili devlet politikaları geliştirilmeli ve halk beslenme konusunda bilinçlendirilmelidir. Kilo ile ilgili sorunu olan yada olabilecek herkesin izlemesi lazım..
  Tür: Belgesel
  1. Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler
      12 ay Önce   543
    Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler "Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
    Kira Muratova’nın sinemasına ilk bakış
      1 ay Önce   399
    Kira Muratova’nın sinemasına ilk bakış Aleksandr Sokurov ve Andrzej Wajda gibi yönetmenlerin elinden tutup gün yüzüne çıkardığı, alıntılarla yücelttiği ve hürmet gösterdiği Muratova; ardındaki on altı film, bir Gümüş Ayı, üç Nika Ödülü ve kariyerine atfedilen sayısız takdirle sinema kariyerini taçlandırmıştır.. Oysa Perestroika öncesinde, Sovyet nomenklatürası tarafından adeta aforoz edilen, filmleri engellenen, makaslanan ve zaman zaman tamamen sansürlenen bu Rus-Rumen yönetmen için böyle bir manzara hayal bile edilemezdi.
    Patricio Guzmán’ın Filmleri Aracılığıyla Şili Tarihini Anlamak
      1 ay Önce   504
    Patricio Guzmán’ın Filmleri Aracılığıyla Şili Tarihini Anlamak Bu ay, Şili'nin Santiago kentinde General Augusto Pinochet'nin Salvador Allende'nin başkanlığına karşı gerçekleştirdiği darbenin 50. yıldönümü. 11 Eylül 1973'te başkanlık sarayı La Moneda'ya yapılan bombalı saldırı, dünyanın ilk demokratik olarak seçilmiş Sosyalist başkanı olan Allende'nin ölümüne ve Pinochet'nin Latin Amerika'nın en acımasız ve şiddet dolu diktatörlüklerinden biri haline gelecek 17 yıllık iktidarının başlangıcına yol açtı.
    Ölüm Visconti’ye Yakışıyor
      4 ay Önce   567
    Ölüm Visconti’ye Yakışıyor Michael Wood, Mayıs 2003 tarihli bu inceleme yazısında, şatafatları ve melodramatik tarzlarıyla kötü şöhretli olan Luchino Visconti’nin geç dönem eserlerinin, bizleri açıklanamaz olanla hayrete düşürdüğünü ileri sürdü.
    10 Harika Fransız Gerilim Filmi
      5 ay Önce   463
    10 Harika Fransız Gerilim Filmi Fransız sineması, her yıl düzinelerce örnek üretmesine karşın, gerilim (thriller) türüyle çelişkili ve karmaşık bir ilişki içindedir.
Yorum Alanı