Nesillerdir McCabe ailesi tarafından işlenen bir tarla açık artırmaya çıktığında, McCabe ailesinin reisi zengin bir Amerikalının tarlayı satın almasını engellemek için elinden geleni ardına koymayacaktır.
Japon Sineması’nın Altın Çağı 1950’lerden 10 Seçkin Film
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
3 ay Önce 756
10 Harika Politik Gerilim Filmi
"Gizli Ajan" filminin sinemalara gelmesi ile birlikte, politik gerilim filmlerinin gergin ve paranoyak dünyasına ve film yapımcılarının bu türü adaletsizliği, yolsuzluğu ve kötüye kullanılan gücü ortaya çıkarmak için nasıl kullandıklarına bakıyoruz.
5 ay Önce 209
David Lynch’i Anımsatan 10 Film
Lynch'in eserlerinden önce gelen beş 'Lynch'çi' film ve onun yüreği vahşi, üstü tuhaf dünyasıyla büyüleyici bağlar taşıyan ayrıca beş çağdaş filmi listeledik.
6 ay Önce 626
Az Bilinen 10 Harika Macar filmi
István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
8 ay Önce 648
Gizli El: Julio Cortázar’ın Sinemadaki İzleri
Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.