10.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Yin Shi Nan Nu
İMDb Puanı 7.8
  • Yönetmen:
  •  Süre: 123 Dakika
  • Ülke: ,
  • Yıl:
  • 528İZLENME

    1BEĞEN

    0BEĞENME

Yin Shi Nan Nu

-

Tatlı Tuzlu

3 yetişkin kızı ile birlikte Taipei'de yaşamakta olan Chu, pazar günlerini ailesi için lezzetli yemekler hazırlayarak geçirir. Aile, her pazar akşamı Chu'nun geleneksel Çin mutfağının en güzel örnekleri ile donattığı sofranın başında toplanır. Birbirinden oldukça farklı hayatlar yaşamakta olan dörtlü, aslında hayata karşı genel bir isteksizlikle boğuşmaktadır. Bu isteksizlik onların yedikleri lezzetli yemeklerden tat almalarını da engeller. Eski bir aşçı olan Chu'nun en büyük kızı Jia-Jen, kendini Hıristiyanlığa adamış bir kimya öğretmenidir. Ortanca kızı Jia-Chien bir hava yolu şirketinde yöneticilik yapmakta ve Jia-Jen'e kıyasla oldukça dışa dönük, özgür bir hayat yaşamaktadır. Chu'nun küçük kızı Jia-Ning ise bir hamburgercide çalışarak, geleneksel Çin mutfağına bağlılığıyla dikkat çeken babası ile belirgin bir zıtlık oluşturmaktadır. Chu yaptığı yemeklerle ailesini bir arada tutmaya çalışsa da, kızlarının tek isteği kendi kişisel dünyalarına gömülmek ve evden uzaklaşmaktır. Ancak hayatlarında yaşanacak hiç beklenmedik değişiklikler, aile bireylerini kendi küçük dünyalarını terk etmeye ve birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayacaktır.
  Tür: Dram , Komedi , Romantik
  1. İstasyondan İstasyona: Kazuo Ishiguro’nun En İyi On Tren Filmi
      1 hafta Önce   241
    İstasyondan İstasyona: Kazuo Ishiguro’nun En İyi On Tren Filmi Nobel ödüllü yazar, BFI Southbank'te yakında gösterilecek "Station to Station: Kazuo Ishiguro’s Top Ten Train Films" (İstasyondan İstasyona: Kazuo Ishiguro'nun En İyi On Tren Filmi) seçkisi öncesinde, trende geçen en iyi filmlerden bazılarını yalnızca bu yazı için kaleme alıyor.
    Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler
      9 ay Önce   503
    Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler "Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
    Robert Redford’dan Unutulmaz 10 Film
      10 ay Önce   745
    Robert Redford’dan Unutulmaz 10 Film Robert Redford, hem parlak yıldızlar dünyasının kalıcı ikonu hem de Amerikan bağımsız sinemasının duayeni olarak, genellikle karşı çıktığı şeylerle tanımlanagelmiştir. Kaliforniya banliyösündeki yetişme tarzından sıkılan doğal bir atlet olan Redford, istemeden de olsa 'Beyaz Anglo-Sakson Protestan' (WASP) Amerikası'nın simgesi haline geldi. 70'lerin Hollywood'unda, çoğu İtalyan veya Yahudi kökenli koyu saçlı, dinamik oyuncuların döneminde Redford, eski tarz bir başrol oyuncusu olarak kaldı. Yırtıcı ve aslana benzeyen yakışıklılığıyla, onu sıradan bir bakkalda saklanmış halde hayal etmek neredeyse imkansızdı.
    Unutulmaması Gereken Yönetmen: Elio Petri ve İtalyan Politik Sinemasının Mirası
      2 yıl Önce   458
    Unutulmaması Gereken Yönetmen: Elio Petri ve İtalyan Politik Sinemasının Mirası Zamanımızın büyük politik ikilemi, bizim -yani çağdaş toplumlarda toplumsal ilişkilerin bazı temel demokratik dönüşümlerini hedefleyenlerin- daha önceki politik çalkantıların gerisinde yaşıyor olmamızdır. Bu, batılı endüstriyel-kapitalist ülkeler boyunca geçerlidir. Daha spesifik olarak, toplumsal hareketler ve politik protestolar İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra filizlendi ve daha sonra 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında politik algıları yapılandıran işaretler olmaya devam eden sözde devrimci aktivizm örnekleriyle doruğa ulaştı. Politik film yapımcılığının evrimi bu tarihin bir parçasıdır ve pek hatırlanmayan Elio Petri bunun en önemli yönetmenidir. Petri, politik analizi ve film sanatını kendisinden önce veya sonra gelen herhangi bir yönetmenden daha başarılı ve kapsamlı bir şekilde birleştirdi.
    Fernando E. Solanas: Sürgünler, Güneyliler, Lanetliler
      2 yıl Önce   259
    Fernando E. Solanas: Sürgünler, Güneyliler, Lanetliler Üçüncü Sinema’nın ve politik belgeselciliğin efsanevi isimlerinden Fernando E. Solanas 6 Kasım 2020'de, COVID-19 tedavisi gördüğü Paris’te hayatını kaybetti. Altmış yıllık sinema hayatı boyunca teoriden pratiğe, belgeselden kurmacaya her alanda emek veren Solanas’ın ilk filminden sonuncusuna en büyük takıntısı ise mücadelesi, çelişkileri, zenginliği, sefaleti, işçileri ve entelektüelleriyle Arjantin’di.
Yorum Alanı