10.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Pay Day
İMDb Puanı 7.6

Pay Day

-

Maaş Günü

Charlie inşaatlarda çalışan bir işçidir. Kazandığı az miktarda parayı da barlarda arkadaşlarıyla içerek harcamaktadır. İri yarı karısından bir hayli korkan Charlie, çoğu zaman paranın çoğunu ona vermek zorunda kalır. Yine işe geç kaldığı bir gün ustabaşının güzel kızı Edna'yı görür ve ondan hoşlanır ama ona fazla yaklaşma fırsatı bulamadığından bir şey yapamaz. İş çıkışı maaşını alır ve eve gitmek için yola çıkar. Karısı onun parayı harcamasından korktuğu için iş yerine onu almaya gelmiştir. Charlie'nin bir kadına hayran hayran baktığını görünce iyice sinirlenir ve Charlie'nin maaşını alıp gider. Charlie gece yarısına kadar arkadaşlarıyla içip sarhoş olur. Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin paltolarını giyerler. Charlie son tramvayı yakalayıp eve gider. Karısı elindeki merdane ile uyuyakalmıştır. Dayak yememek için sessizce soyunup yatağa girmeye çalışır. Hatta sessiz olabilmek için gıcırdayan ayakkabılarına makine yağı sürer. Fakat tam o soyunurken saat çalar ve karısı öfkeli bir şekilde uyanır. Charlie ondan çok korktuğu için tam o sırada yataktan kalkmış ve işe gitmek için giyiniyormuş numarasıyla, az önce çıkardığı kıyafetleri yeniden giyinmeye başlar. Daha sonra işe gidiyormuş gibi sokak kapısını açıp kapatır. Amacı gizlice banyoya gidip küvetin içinde uyumaktır. İçi çamaşır dolu küvetin içine uykuya dalma hayaliyle atlar fakat suya gömülür; çünkü küvet kirli suyla doludur. O sırada karısı gelir ve onu evden kovar.
  Tür: Kısa Film , Komedi
  1. Karanlıkta Bekleyiş: Kieślowski Sinemasında Zaman-İmge İlişkisi
      1 ay Önce   497
    Karanlıkta Bekleyiş: Kieślowski Sinemasında Zaman-İmge İlişkisi Bu çalışma, kristal-imgenin yalnızca geçmişin korunmuş katmanlarıyla ilişkili olmadığını; aynı zamanda geleceğe yönelen sanal olanaklar aracılığıyla da işleyebileceğini ileri sürmektedir.
    Yeni Alman Sineması’ndan 10 Harika Film
      1 ay Önce   244
    Yeni Alman Sineması’ndan 10 Harika Film “Papa’nın sineması öldü,” 1960’lar ve 70’lerde ticari kaçışçılık içinde durağanlaştığını düşündükleri bir sektörü yeniden canlandırma kararlılığındaki bir Alman yönetmen kuşağının sloganıydı.
    Japon Sineması’nın Altın Çağı 1950’lerden 10 Seçkin Film
      2 ay Önce   336
    Japon Sineması’nın Altın Çağı 1950’lerden 10 Seçkin Film Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği
      4 ay Önce   506
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği Sinema tarihinde, Rainer Werner Fassbinder ile Leonard Cohen arasında (hiçbir zaman resmiyete dökülmeden) ortaya çıkan işbirliği kadar tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünen çok az işbirliği vardır. Yeni Alman Sineması'nın "yaramaz çocuğu" konumundaki Fassbinder, yaptığı filmler ve televizyon dramalarıyla toplumsal alışkanlıkları ve duygusal zırhları delip geçiyordu. Kanadalı şair-şarkıcı Cohen ise eski püskü kadifeyi andıran sesiyle pişmanlık, mizah ve yakınlığın rahatsız edici gerçekleri üzerine şarkılar inşa ediyordu. Bu iki duyarlılığın buluşması, hemen tanınabilir bir atmosfer yarattı: Fassbinder'in ölçülü kamera çalışması ve ahlaki doğrudanlığı, Cohen'in berelenmiş baladlarıyla birleştiğinde ortaya sessizce ezici bir şey çıkıyordu. Yönetmenin çalışmaları boyunca Cohen'in müziği, bir atmosfer yaratmaktan çok daha fazlasını yapar: adeta bir Antik Yunan korosuna, karakterlerin dünyalarının ahlaki bir barometresine dönüşür, tarihsel sınırları çökertir ve karakterlerin seçimlerindeki etik değerleri açığa çıkarır.
    100 Maddede Ingrid Bergman
      5 ay Önce   181
    100 Maddede Ingrid Bergman Milyonlarca kez söyledim ve tekrar söyleyeceğim: Ingrid Bergman'ı seviyorum. Bu efsanenin (ya da belki de büyük harflerle EFSANEVİ demeliyim) doğumunun üzerinden bir asır, vefatının üzerinden 33 yıl geçtiği için bugün oldukça özel bir gün. Ona olan sevgim kelimelerle anlatılamaz ve bunu ifade etmem mümkün olsa bile sıkılırdın çünkü sonsuza kadar devam edebilirim. Her neyse, bugün normal bir gün değil, bu yüzden “normal” bir doğum günü girişi işe yaramaz. Bu yüzden bu girişi yazmaya karar verdim: 100. doğum gününde Ingrid Bergman hakkında bilmeniz gereken 100 şey.
Yorum Alanı