Japonyada babasıyla yaşayan genç kız hayatından oldukça memnundur. Buna karşın çevresindeki herkes onu evlendirmek istemektedir. Babasından ayrılmak istemeyen genç kız baskılar yüzünden zor zamanlar geçirir...
Japon Sineması’nın Altın Çağı 1950’lerden 10 Seçkin Film
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
2 yıl Önce 713
En İyi 50 Japon Filmi
SinemaNova olarak bulup da izleyebildiğimiz en iyi 50 Japon filmini seçtik. Sıralamayı tarihsel olarak yaptık. En sevdiğimiz daha fazla Ozu ve Kurosawa filmi eklemek isterdik. 50'de sınırlamak için bazılarını elemek zorunda kaldık. Çok değerli Japon animelerini liste dışı bıraktık. Çünkü bu tür ayrı bir liste yapmayı hak ediyor. İzleyemediğimiz ya da atladığımız birçok çok iyi Japon filmi mutlaka çok vardır. Önerilerinizi ve düşüncelerinizi yorumlar bölümünde paylaşmanızı önemle rica ediyoruz.
3 yıl Önce 770
İngilizce Olmayan En İyi 100 Film
BBC Kültür, dünya sinemasının gelmiş geçmiş en iyi filmlerini belirlemek için 43 ülkeden 209 film eleştirmeninin görüşlerine başvurdu. İşte ilk 100'e giren filmler…
4 yıl Önce 605
Yasujirô Ozu’dan Noriko Üçlemesi
Her ne kadar Japonlara göre kendi tarihlerinin en iyi filmi 1954 tarihli Kurosawa filmi Yedi Samuray (Shichinin no samurai) olsa da dünyanın dört bir köşesindeki yüzlerce yönetmen sinema tarihinin en iyisi olarak Ozu’nun Tokyo Hikayesi’ni (Tokyo Monogatari) kabul eder. Kariyeri boyunca onlarca filme imza atan bu çekik gözlü, Noriko üçlemesinde aile bağlarını işlerken kendi yaşantısından da kesitler sunmuştur. Altmış yıllık yaşantısı boyunca hiç evlenmemiş ve annesiyle yaşamış; çektiği bu üç filmde de evlendirilmeye ve evlenmeye çalışan Noriko karakterini anlatırken kendinden pek çok şeyi filmlerine katmıştır. Kullandığı metotlarla kendisinden sonra gelen pek çok yönetmene ilham vermiştir. Film setlerinde ve İkinci Dünya Savaşı sırasında orduda geçen ömrünü savaş sonrasında Japon halkının batılılaşması ve kültüründen uzaklaşması üzerine eserler vererek tamamlayan Ozu için yönetmenlerin atası sıfatını kullanmak hayli uygun kaçar. Sinemaya katkısı hem nitelik hem de nicelik bakımından tartışılmaz olan bu ismin mezar taşında ise ismi yazmaz; taşa kazınmış tek şey “mu” (hiçlik anlamına gelir) sembolüdür.