10.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Le Bal
İMDb Puanı 7.3

Le Bal

-

Balo

Ettore Scola'nın yönettiği 1983 yapımı Le Bal - Balo, geçmişin müzikle, dansla, ritimlerle anlatıldığı diyalogsuz bir tarih filmi. 20. yüzyılın Fransa'sına fırtınalı bir bakış atan Le Bal - Balo, savaş sonrası dönemin popüler kültürünü ele alış bakımından eşsiz bir yapıttır.
  Tür: Komedi , Müzik , Tarih
  1. James Baldwin: Görüntülenebilen Başka Diyarlarda
      1 yıl Önce   630
    James Baldwin: Görüntülenebilen Başka Diyarlarda "Aşk hiçbir zaman popüler bir hareket olmamıştır. Ve hiç kimse gerçekten özgür olmak istememiştir. Dünya bir arada tutuluyor çok az sayıda insanın aşkı ve tutkusuyla. Aksi takdirde, elbette umutsuzluğa kapılabilirsiniz. Herhangi bir şehrin sokağında yürüyebilir ve etrafınıza bakabilirsiniz. Unutmamanız gereken şey, baktığınız şeyin aynı zamanda siz olduğudur…Siz o canavar olabilirdiniz, siz o polis olabilirdiniz. Ve içinizde, o olmamaya karar vermek zorundasınız." –James Baldwin
    Patricio Guzmán’ın Filmleri Aracılığıyla Şili Tarihini Anlamak
      1 ay Önce   496
    Patricio Guzmán’ın Filmleri Aracılığıyla Şili Tarihini Anlamak Bu ay, Şili'nin Santiago kentinde General Augusto Pinochet'nin Salvador Allende'nin başkanlığına karşı gerçekleştirdiği darbenin 50. yıldönümü. 11 Eylül 1973'te başkanlık sarayı La Moneda'ya yapılan bombalı saldırı, dünyanın ilk demokratik olarak seçilmiş Sosyalist başkanı olan Allende'nin ölümüne ve Pinochet'nin Latin Amerika'nın en acımasız ve şiddet dolu diktatörlüklerinden biri haline gelecek 17 yıllık iktidarının başlangıcına yol açtı.
    Senaristler hakkında 10 harika film
      2 ay Önce   267
    Senaristler hakkında 10 harika film Senaristler senaristler hakkında senaryo yazınca... Pedro Almodóvar'ın meta melodramı "Acı Noel" sinemalara gelirken, Sunset Blvd'den Adaptation'a kadar senaryo yazımını mercek altına alan filmlere göz atıyoruz.
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği
      8 ay Önce   654
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği Sinema tarihinde, Rainer Werner Fassbinder ile Leonard Cohen arasında (hiçbir zaman resmiyete dökülmeden) ortaya çıkan işbirliği kadar tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünen çok az işbirliği vardır. Yeni Alman Sineması'nın "yaramaz çocuğu" konumundaki Fassbinder, yaptığı filmler ve televizyon dramalarıyla toplumsal alışkanlıkları ve duygusal zırhları delip geçiyordu. Kanadalı şair-şarkıcı Cohen ise eski püskü kadifeyi andıran sesiyle pişmanlık, mizah ve yakınlığın rahatsız edici gerçekleri üzerine şarkılar inşa ediyordu. Bu iki duyarlılığın buluşması, hemen tanınabilir bir atmosfer yarattı: Fassbinder'in ölçülü kamera çalışması ve ahlaki doğrudanlığı, Cohen'in berelenmiş baladlarıyla birleştiğinde ortaya sessizce ezici bir şey çıkıyordu. Yönetmenin çalışmaları boyunca Cohen'in müziği, bir atmosfer yaratmaktan çok daha fazlasını yapar: adeta bir Antik Yunan korosuna, karakterlerin dünyalarının ahlaki bir barometresine dönüşür, tarihsel sınırları çökertir ve karakterlerin seçimlerindeki etik değerleri açığa çıkarır.
    Altyapı Senfonileri: Kent Filmlerinden Siyasal Kurmacaya
      11 ay Önce   270
    Altyapı Senfonileri: Kent Filmlerinden Siyasal Kurmacaya Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
Yorum Alanı