Sessiz sinemanın efsane ismi Harold Lloyd, aksiyon, romantizm ve slapstick komedinin o kendine has icatlarla dolu harmanında bu kez rotasını Batı’ya kırıyor. Lloyd’un hayat verdiği o meşhur gözlüklü "sıradan adam" figürü, nüfuzlu bir şerifin nazik ruhlu oğlu Harold Hickory rolüyle en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Sert ve kaba saba ağabeylerinin gölgesinde yaşayan Harold için kasabaya gelen gezgin bir ilaç kumpanyası; beraberinde yalnızca heyecanı değil, aşkın parıltısını ve rüştünü ispat etme fırsatını da getiriyor. Lloyd’un zekice kurgulanmış görsel şakaları ve terk edilmiş bir gemideki o destansı, dişe diş kavga sahnesi gibi nefes kesen anlar; sinemacının "mazlumun zaferi" üzerine kurulu en derinlikli anlatılarından biriyle ustaca buluşuyor. The Kid Brother (Yumurcak), erken dönem sinema komedisinin hem kahkahalara boğan hem de yüreklere dokunan o eşsiz doruk noktalarından biri.
Kore sinemasının Tarantino’su; Chan Wook Park
Sinemayı, kültürü, güzel sanatları ve müziği seven, hikayelerini kendi yaşadığı hayattan ziyade diğer sanat eserlerinden elde ettiği hayal gücüyle yeniden kurgulayan Park Chan-wook, felsefi içerikleri kadar aşırı şiddet içeren hikayeleriyle tartışılan, kanlı ve vahşet dolu filmleri nedeniyle Kore sinemasının Tarantino'su olarak anılan bir yönetmen.