Ünlü oyun yazarıyken sinemanın usta yönetmenine dönüşen Marcel Pagnol’un o sıcak ve nüktedan üslubu, hayatın içinden süzülüp gelen bu büyüleyici komedide tüm görkemiyle parlıyor. Pagnol, yakından tanıdığı Provence kırsalına geri dönerken; saf bir yanılgı içindeki bir fırıncının (Orson Welles tarafından "gelmiş geçmiş en büyük aktör" olarak göklere çıkarılan eşsiz Raimu’nun) evlilik sorunlarının, tüm kasabayı içine alan bir skandala dönüşmesinin canlı bir portresini çiziyor. Yönetmenin sıradan insanların yaşantılarına duyduğu o kadim ilgiyi, alçakgönüllü fakat kusursuz bir görsel üslupla harmanlayan Fırıncının Karısı (The Baker’s Wife); insan ilişkilerinin karmaşıklığını ele alışındaki keskin gözlem gücü ve incelikli mizahıyla hem hayranlık uyandırıyor hem de derin bir iz bırakıyor.
Eric Rohmer: Suçlar ve Kabahatler
Eric Rohmer, Fransız Yeni Dalgacıların belki de en ‘Fransız’ıydı. Ahlakçı olmadan ‘ahlak’ üzerine filmler yapan Rohmer’in sineması, iddiasızlığıyla, olaylardan çok kahramanlarının nasıl insanlar olduğuyla ilgilenmesiyle, sürekli tekrar eden tema ve sorularıyla, bütünlüklü bir ‘döngü’nün parçalarından oluşuyor.