10.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
El Sur
İMDb Puanı 8

El Sur

-

Güney

Estrella ve ailesi ülkenin kuzeyinde yaşamaktadırlar. Estrella’nın ilk komünü için güneyde yaşayan babaannesi ve yardımcısı aileyi ziyarete gelir. Bu ziyaret ile birlikte babasının geçmişine dair bilmediği şeyler öğrenen Estrella, zaman geçtikçe edindiği ilginç bilgilerin peşine düşer. Bir süre sonra, çok sevdiği ve yeteneklerine hayran olduğu babasını çok az tanıdığının farkına varacak, uzun yıllardır güneye gitmemiş olan babası Agustin’in evi terk edişinin ardından güneye doğru yolculuğa çıkacaktır. Özel ışığı, karanlıklarda geçen sessiz anları ve sade anlatımı ile El Sur, söylenememiş sözlerin biriktiği iç dünyalarının melankolik ve güzel bir tasviri.

Yönetmen Victor Erice’in “El espiritu de la colmena” filminden on yıl sonra çektiği 1983 tarihli filmi El Sur - Güney, en sade tabiriyle dokunaklı bir baba-kız hikayesi. Cannes'da Altın Palmiye'ye de aday olan film, toplamda 7 ödül kazandı.
  Tür: Dram
  1. Gizli El: Julio Cortázar’ın Sinemadaki İzleri
      3 ay Önce   521
    Gizli El: Julio Cortázar’ın Sinemadaki İzleri Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.
    İstikrarsız Sınırlar: Angelopoulos’un Balkan Destanı’nda Duygulanım, Sahne Düzeni ve Duyusal Deneyim
      4 ay Önce   361
    İstikrarsız Sınırlar: Angelopoulos’un Balkan Destanı’nda Duygulanım, Sahne Düzeni ve Duyusal Deneyim Bu makale, ilk olarak Richard Candida Smith editörlüğünde yayımlanan "Art And The Performance Of Memory: Sounds And Gestures Of Recollection" (Hafızanın Sanatı ve Performansı: Hatırlamanın Sesleri ve Jestleri) adlı kitapta, Routledge yayınevinin "Bellek ve Anlatı" serisinde (New York, 2002) yer almıştır. (1)
    Ruhun Gözetlenmesi: Philippe Garrel Sineması
      5 ay Önce   525
    Ruhun Gözetlenmesi: Philippe Garrel Sineması 1957’de François Truffaut şöyle yazmıştı: “Yarının sineması bana, bireysel ve otobiyografik bir romandan bile daha kişisel görünüyor; bir itiraf ya da günlük gibi. Genç sinemacılar kendilerini birinci tekil şahısla ifade edecek, başlarından geçenleri anlatacaklar: ilk aşklarının hikâyesi ya da en sonuncusu; politik uyanışları; bir yolculuk, bir hastalık, askerlik, evlilik ya da son tatil… ve bu keyifli olacak, çünkü gerçek olacak… Yarının sineması bir aşk eylemi olacak.” (1)
    Unutulmaması Gereken Yönetmen: Elio Petri ve İtalyan Politik Sinemasının Mirası
      1 yıl Önce   323
    Unutulmaması Gereken Yönetmen: Elio Petri ve İtalyan Politik Sinemasının Mirası Zamanımızın büyük politik ikilemi, bizim -yani çağdaş toplumlarda toplumsal ilişkilerin bazı temel demokratik dönüşümlerini hedefleyenlerin- daha önceki politik çalkantıların gerisinde yaşıyor olmamızdır. Bu, batılı endüstriyel-kapitalist ülkeler boyunca geçerlidir. Daha spesifik olarak, toplumsal hareketler ve politik protestolar İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra filizlendi ve daha sonra 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında politik algıları yapılandıran işaretler olmaya devam eden sözde devrimci aktivizm örnekleriyle doruğa ulaştı. Politik film yapımcılığının evrimi bu tarihin bir parçasıdır ve pek hatırlanmayan Elio Petri bunun en önemli yönetmenidir. Petri, politik analizi ve film sanatını kendisinden önce veya sonra gelen herhangi bir yönetmenden daha başarılı ve kapsamlı bir şekilde birleştirdi.
    Beş Maddede Roberto Rossellini
      1 yıl Önce   142
    Beş Maddede Roberto Rossellini Aslı Özgen’in kaleminden Roberto Rossellini sinemasının olmazsa olmaz beş özelliği…
Yorum Alanı