8.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Diyet
İMDb Puanı 7,1

Diyet

Köyden kente gelmiş iki çocuklu bir kadınla, aynı fabrikada çalışan bir işçinin öyküsü. Gelin, Düğün, Diyet üçlemesinin son filminde göç eden ailenin bir fabrika ve çevresindeki işçi-işveren ilişkilerini anlatmaktadır.
  Tür: Dram
  1. 10 Harika Brezilya Filmi
      1 ay Önce   182
    10 Harika Brezilya Filmi Küresel Güney’in pek çok önemli sinema geleneği gibi Brezilya sineması da Birleşik Krallık’ta pek dolaşım imkânı bulamıyor; bu durum, onu keşfetme düşüncesini daha da ürkütücü kılıyor. Zaman zaman Kleber Mendonça Filho ve Juliano Dornelles imzalı Bacurau (2019) gibi bir sanat sineması hiti çıkabiliyor ya da Antonio Carlos da Fontoura’nın kuir gangster klasiği The Devil Queen (1974) gibi bir restorasyon çalışması bir festivalde arzıendam ediyor. İnsanlar bu eserlere büyük tepki göstererek, “Böylesine muazzam bir film daha önce neredeydi?” diye soruyorlar. Elbette 1960’lar ve 70’lerde uluslararası eleştirmenler, Brezilya’nın politik odaklı “yeni dalgası” olan Cinema Novo ile yakından ilgiliydi; ancak bunun dışındaki pek çok şeyle pek ilgilenmediler.
    1920’lerden 10 Büyük Sovyet Filmi
      9 ay Önce   690
    1920’lerden 10 Büyük Sovyet Filmi Potemkin Zırhlısı'nın gösterime girişinin üzerinden bir asır sonra, Sergei Eisenstein'ın başyapıtı, Pet Shop Boys'un beğeni toplayan bestesi eşliğinde hem sinemalarda hem de dijital platformlarda yeniden seyirciyle buluşuyor. Bu yazıda, filmi sinema tarihinin en çalkantılı ve aynı zamanda en etkileyici dönemlerinden birinin bağlamında değerlendiriyoruz.
    Milliyetçilik: Sahne Arkasında ve Önünde
      11 ay Önce   574
    Milliyetçilik: Sahne Arkasında ve Önünde Bir süreliğine, Soğuk Savaş kutuplaşmalarının devlet destekli sanat tüketiminin son altın çağı olduğu düşünülmüştü. Ancak günümüzde Avrupa çapında yeniden yükselişe geçen milliyetçilik, propaganda söylemlerine beklenmedik bir geri dönüş yaşatıyor. Nitekim, şovenist hükümetler ve ürkütücü milliyetçi hareketler, sinemayı kendi davalarının önemli bir sözcüsü – ve eleştiri söz konusu olduğunda, ulusal onurlarına yönelik bir tehdit – olarak yeniden keşfetti. Sinema her zaman bir kültürel diplomasi meselesi de olsa, son dönemde uluslararası festivaller, eleştirmenler ve sinemaseverlerce neredeyse tamamen övülen iki filme yönelik millî öfke patlamaları yaşandı: Polonya yapımı Ida (2013) ve Rus yapımı Leviathan (2014). Bu filmler, kendi yapımcılarının ülkelerini "yeterince temsil etmemekle" suçlanarak, özellikle Batı'dan aldıkları övgüler nedeniyle vatan haini ilan edildi. Yurtdışındaki başarı, kültürel ihanet; eleştiri ise vatan hainliği sayılıyor.
    Yeni İran Sinemasında Makhmalbaf Kuşağı ve Kandahar
      2 yıl Önce   314
    Yeni İran Sinemasında Makhmalbaf Kuşağı ve Kandahar “Yönetmen olmasaydım, poltikacı olurdum. Şimdi ne olmak istediğime gelince: ŞAİR” Muhsin Makhmalbaf “Men çi guyem tamburam çi guye” (1)
    Çağdaş Bir Yönetmen: Claire Denis
      2 yıl Önce   281
    Çağdaş Bir Yönetmen: Claire Denis Yaklaşık elli yıllık kariyerinde hayranlık uyandırıcı bir filmografi inşa eden yazar ve yönetmen Claire Denis hala devam ettirdiği kariyeri ve şahsına münhasır sinema diliyle çağdaş Fransız sinemasının yaşayan en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Yorum Alanı