Abbas Kiyarüstemi’nin birbirine kenetli o muazzam Köker Üçlemesi'nin bu ilk filmi, son derece yalın bir meseleyi odağına alıyor: Okul defterini yanlışlıkla yanına aldığı arkadaşının evini arayan küçük bir çocuğun hikâyesi. Yönetmen, bu basit izleği gündelik hayatın içinden süzülen mucizevi bir serüvene, bir çocuğun dünyayı görüş biçimine dönüştürüyor.
Küçük kahramanımız iki kasaba arasında kararlı adımlarla mekik dokurken, karşısına çıkanların kimi ona yardım ediyor kimi ise onu yanlış yönlendiriyor. Nihayetinde bu arayış; hem kırsal İran toplumunun tüm zenginliğini ve karmaşasını gözler önüne seren çarpıcı bir portreye hem de kişisel sorumluluk duygusu üzerine dokunaklı bir mesel haline geliyor. Duyarlılığı ve derinliğiyle hayranlık uyandıran Arkadaşımın Evi Nerede?, tek bir günün içine sığabilecek tüm o güzelliği, gerilimi ve mucizeyi iliklerine kadar hissettiriyor.