Film, sinema tarihi açısından iki çok önemli dönüm noktasına sahiptir: Norveç'in ilk kadın yönetmeni olan Edith Carlmar'ın çektiği son sinema filmidir ve efsanevi aktris
Liv Ullmann'ın başrolde yer aldığı ilk sinema filmidir.
Film, toplumsal sınıfların çatışmasını ve gençlik isyanını iki aşık üzerinden ele alır:
- Gerd (Liv Ullmann): Hayata zor bir başlangıç yapmış, annesi tarafından tek başına büyütülmüş, asi ruhlu ve toplum tarafından "hafif meşrep" olarak damgalanmış 17 yaşında bir genç kızdır.
- Anders (Atle Merton): Burjuva bir aileden gelen, ailesinin üzerinde büyük umutlar beslediği üniversite öğrencisi bir gençtir.
Anders'ın ailesi Gerd'i kesinlikle kabul etmez. Bunun üzerine Anders bir sabah babasının arabasını kaçırır ve Gerd'i de yanına alarak şehirden uzak, ormanlık alandaki ücra bir kulübeye kaçar. Genç aşıklar toplumun baskısından uzak, doğayla baş başa özgür bir hayat sürmeye başlar. Ancak bu huzurlu sığınak, Bendik (Rolf Søder) adında gizemli bir yabancının kulübeye gelmesiyle tehlikeye girer. Bendik'in gelişi, çiftin arasındaki güveni ve ilişkiyi sarsan bir aşk üçgenine ve psikolojik bir gerilime dönüşür.