5.0
Toplamda 0 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Oh Boy
İMDb Puanı 7.4
  •  Süre: 88 Dakika
  • Ülke:
  • Yıl:
  • 846İZLENME

    0BEĞEN

    0BEĞENME

Oh Boy

-

Eyvah

2012 Oldenburg En İyi Alman Filmi, Üstün Oyunculuk (T. Schilling), İzleyici Ödülü2012 Münih Munich Genç Alman Sineması Ödülü: Senaryo2012 Tallinn İzleyici Ödülü, En Cesur FilmEtrafınızdaki herkesin tuhaf olduğunu düşünüp, ardından sorunun sizde olduğu hissine kapıldınız mı hiç? Tıpkı Niko gibi... Berlinli Niko iki yıl önce hukuk fakültesini bırakmış, hayatın akışına göre yaşamaktadır. Kaderciliğinin sonuçları acı olur: Kız arkadaşı tarafından terk edilir, babası harçlığını keser, eski sınıf arkadaşı Julika onu iyice sarsar. Bu arada şehrin kahve stoku da tükenmektedir. Goodbye, Lenin´in yardımcı yönetmeni olan, reklam ve müzik filmleri yönetmeni Jan Ole Gerster´in bu ilk uzun metrajlı filmi, melankoli ile mizah arasında gidip gelen tatlı bir kent hikâyesi.
  Tür: Dram , Komedi
  1. Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği
      4 gün Önce   288
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği Sinema tarihinde, Rainer Werner Fassbinder ile Leonard Cohen arasında (hiçbir zaman resmiyete dökülmeden) ortaya çıkan işbirliği kadar tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünen çok az işbirliği vardır. Yeni Alman Sineması'nın "yaramaz çocuğu" konumundaki Fassbinder, yaptığı filmler ve televizyon dramalarıyla toplumsal alışkanlıkları ve duygusal zırhları delip geçiyordu. Kanadalı şair-şarkıcı Cohen ise eski püskü kadifeyi andıran sesiyle pişmanlık, mizah ve yakınlığın rahatsız edici gerçekleri üzerine şarkılar inşa ediyordu. Bu iki duyarlılığın buluşması, hemen tanınabilir bir atmosfer yarattı: Fassbinder'in ölçülü kamera çalışması ve ahlaki doğrudanlığı, Cohen'in berelenmiş baladlarıyla birleştiğinde ortaya sessizce ezici bir şey çıkıyordu. Yönetmenin çalışmaları boyunca Cohen'in müziği, bir atmosfer yaratmaktan çok daha fazlasını yapar: adeta bir Antik Yunan korosuna, karakterlerin dünyalarının ahlaki bir barometresine dönüşür, tarihsel sınırları çökertir ve karakterlerin seçimlerindeki etik değerleri açığa çıkarır.
    Yol ve Kutsal İncirin Tohumu’nda Politik Direniş
      8 ay Önce   554
    Yol ve Kutsal İncirin Tohumu’nda Politik Direniş Sinema, özellikle baskı, sansür ve sürgünle yüzleşmiş yönetmenlerin eserlerinde, uzun zamandır politik direnişin bir mücadele alanı olmuştur. Bu isimler arasında Yılmaz Güney ve Mohammad Rasoulof, marjinalleştirilmiş toplulukların, politik muhaliflerin ve otoriter rejimler altında yaşayanların mücadelesini sinemalarında somutlaştıran simgesel figürler olarak öne çıkar. Farklı tarihsel ve ulusal bağlamlarda çalışmış olsalar da, her iki yönetmen de baskıyı ifşa etme ve devlet kontrolüne sinematik dilleriyle direnme konusunda derin bir bağlılık paylaşır.
    Eric Rohmer: Suçlar ve Kabahatler
      2 yıl Önce   236
    Eric Rohmer: Suçlar ve Kabahatler Eric Rohmer, Fransız Yeni Dalgacıların belki de en ‘Fransız’ıydı. Ahlakçı olmadan ‘ahlak’ üzerine filmler yapan Rohmer’in sineması, iddiasızlığıyla, olaylardan çok kahramanlarının nasıl insanlar olduğuyla ilgilenmesiyle, sürekli tekrar eden tema ve sorularıyla, bütünlüklü bir ‘döngü’nün parçalarından oluşuyor.
    Amerikan Bağımsız Sinemasının Öncüsü: John Cassavetes
      3 yıl Önce   384
    Amerikan Bağımsız Sinemasının Öncüsü: John Cassavetes 1950’li yılların sonunda Fransız Yeni Dalga akımı o güne dek geçerli olan klasik sinema anlayışını yerle bir ederken, mevcut yapıya karşı alternatif arayışların ve özellikle Amerikan Sineması’na hakim stüdyo sistemine karşı bağımsız bir duruşun Hollywood içindeki ilk kıvılcımını ise genç bir aktör ateşliyordu, hem de sinema tarihine geçecek ilginçlikte bir hikaye ile…
    100 Maddede Ingrid Bergman
      3 hafta Önce   48
    100 Maddede Ingrid Bergman Milyonlarca kez söyledim ve tekrar söyleyeceğim: Ingrid Bergman'ı seviyorum. Bu efsanenin (ya da belki de büyük harflerle EFSANEVİ demeliyim) doğumunun üzerinden bir asır, vefatının üzerinden 33 yıl geçtiği için bugün oldukça özel bir gün. Ona olan sevgim kelimelerle anlatılamaz ve bunu ifade etmem mümkün olsa bile sıkılırdın çünkü sonsuza kadar devam edebilirim. Her neyse, bugün normal bir gün değil, bu yüzden “normal” bir doğum günü girişi işe yaramaz. Bu yüzden bu girişi yazmaya karar verdim: 100. doğum gününde Ingrid Bergman hakkında bilmeniz gereken 100 şey.
Yorum Alanı