ABD
The Big Lebowski
İncele
The Big Lebowski
Türkçe Dublaj
Herkesin Dude diye hitap ettiği Jeffrey Lebowski günün birinde iki gangsterin evine girip tartaklayarak borcunu ödemesini istemeleri üzerine bir başka Lebowski’nin daha aynı şehirde yaşadığını anlar. Evine giren gangsterlerin odanın görünüşünü tamamlayan halısına işemelerine içerleyen Dude, kirlenen halısını tazmin etmek için diğer Lebowski’nin yanına gider. Bu ziyaret sonucunda işsiz Dude para kazanabileceği bir iş sahibi olmuştur. Sadece Lebowski’nin karısını kaçıranlara verilecek fidyeyi söylenen yere bırakması onu zengin bir adam yapacaktır, ancak bu plan düşünüldüğü gibi işlemeyecektir.İyi seyirler..
  • 117
  • IMDb 7.9
  • 436
  • 0
No Country for Old Men
İncele
No Country for Old Men
Türkçe Dublaj
Llewelyn Moss (Josh Brolin) bir gün av sırasında bir şey bulmuştur. Ters gitmiş bir uyuşturucu işinin sonucunda bir sürü ceset ve 2 milyon para. Olayı polise haber vermeyen Moss, parayı kendisi için alacaktır. Bu karar onun için hiç iyi olmayacaktır çünkü paranın peşinde, önüne çıkan herkesi acımadan öldüren psikopat bir katil vardır: Anton Chigurh (Javier Bardem). Diğer bir yandan ise Şerif Ed Tom Bell(Tommy Lee Jones) bu olayı gün ışığına kavuşturmaya çalıştırmaktadır.İyi seyirler..
  • 122
  • IMDb 7.9
  • 840
  • 0
American History X
İncele
American History X
Türkçe Dublaj
Derek Vinyard, odasında ve göğsünde Nazi amblemi bulunan; zenci düşmanı bir Nazi’dir. Kardeşi Danny ise, Derek kadar cesur ve atılgan olmasa da, abisi kadar ırkçı bir Nazi’dir.Zenciler tarafından öldürülen babası yüzünden nefreti dizginlenemeyen Derek, bir gece hayatını tümüyle değiştirecek olan bir suç işler.Derek Vinyard, artık bir katildir ve hapishaneye gönderilir. Hapishane ortamında Derek’in bilmediği kurallar geçmektedir ve genç adam şimdi bıçak sırtındadır.Zenci bir çamaşırcıyla arkadaş olan Derek, nefret ettiği siyah tenli adamların, psikolojisini altüst eden sapkın kurallarıyla tanışınca, inançları ve ‘hayatta kalma arzusu’ arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.Öte yandan, kardeşi Danny, genç bir adam olmuş ve tıpkı abisi gibi ‘acımaz bir ırkçı’ olarak yetişmektedir.İngiliz yönetmen Tony Kaye imzalı 1998 yapımı “American History X” filmi, çıktığı zamanlarda olay yarattı.Edward Norton’ın “Terminator 2: Judgment Day”in ‘John Connor’ı Edward Furlong ile “American History X”, seyircisini hayattan gerçek bir drama izlemiş gibi derinden etkiliyor.İyi seyirler..
  • 119
  • IMDb 8.4
  • 343
  • 0
The Silence of the Lambs
İncele
The Silence of the Lambs
Türkçe Dublaj
Yazar Thomas Harris’in aynı adlı romanından beyaz perdeye aktarılan, yönetmenliğini Jonathan Demme’nin yaptığı, 1991 yapımı psikolojik gerilim türünde bir film. Thomas J. Harris’in romanınının bu nabızları zorlayan uyarlamasında, FBI’daki eğitimi devam eden Clarice Starling (Jodie Foster) yüksek güvenlikli bir tımarhaneye girerek bir psikiyatristken yamyamlık yapan bir kitle katiline dönüşen Hannibal Lecter’in (Anthony Hopkins) hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışmaktadır. Starling’in bir seri katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyacı vardır. Ancak ne yazık ki, Lecter ile yaşadığı Faustiyen ilişki sonunda onun kaçışına sebep olur ve artık iki ayrı seri katil karanlıklarda serbest dolaşır. 1992 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan film, yönetmenine ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken; en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle layık görülmüştü. Filmde başrol oynayan Jodie Foster 30 yaşına gelmeden iki oscar kazanan nadir oyuncular arasına girdi. Anthony Hopkins, bu filmdeki toplam 16 dakikalık performansıyla en iyi erkek oyuncu Oscar’ını kazandı. Ki bu süre, bir oyuncunun bir filmde gözüktüğü en kısa süredir. En iyi film Oscarını alan tek korku filmidir. Devam filmi niteliğinde olan Hannibal, 2001 yılında Ridley Scott tarafından filme çekilmiştir.İyi seyirler..
  • 119
  • IMDb 8.3
  • 647
  • 0
A Clockwork Orange
İncele
A Clockwork Orange
Türkçe Dublaj
Tarihi belirsiz, apokaliptik bir gelecekte, şiddet günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Uyuşturucu, hırsızlık, tecavüz ve cinayete dayalı bir eğlence anlayışının hükmettiği gençlerden biri, suçüstü yakalandığında arkadaşları tarafından yüzüstü bırakılır ve hapse girer. Hapisten çıkmak için herşeyi göze alan Alex, hükümetin suçluları “topluma kazandırmak” amaçlı tedavi araştırmalarında denek olmayı kabul eder.Toplumsal yaşam içinde bireyin konumunu ve özgür iradenin dokunulmazlığını, insanı insan yapan özelliklere hükümet müdahalesinin nerelere varacağını sorgulayan film, unutulmaz sahneleriyle, görsel, sosyal ve politik açılardan söyleyecek çok sözü olan, izleyiciye soru işaretleri armağan eden eşsiz bir yapım.İyi seyirler..
  • 137
  • IMDb 8.2
  • 545
  • 0
The Philadelphia Story
İncele
The Philadelphia Story
Türkçe Dublaj
Philip Barry’nin teatral farsından, George Cukor’ın uyarladığı 1940 yapımı bu film, hareketli, fiziksel güldürü unsurlarına dayalı tüm sofistike slapstick komedileri arasında rakipsiz bir klasik. Phillip Barry’nin oyundaki baş karakteri, aynı rolü Broadway’de de oynayan Katherine Hepburn’ün o zamanki ününe dayanarak yazdığı söylenir. RKO Stüdyoları’ndan pek de iyi olmayan koşullarla ayrılan ve halkın despot ve erkeksi gördüğü Hepburn, kesinlikle 1930’ların ideal kadını değildi. Filmin o neredeyse sessiz hiddetiyle ünlü giriş sahnesinde, zengin bir ailenin kızı olan Tracy Lord (Hepburn) yeni boşandığı kocası Dexter Haven’ın (Cary Grant) birkaç parça eşyasını arabasına koymasını izler ve sinirinden Dexter’in golf sopasını bacağında kırarak ikiye böler. Sevilmesi olanaksız biri olmadığını kanıtlamaya uğraşan Tracy, aile malikânesinde saygıdeğer ama renksiz bir adamla evlenmeye karar verir; bu sırada Dexter, özellikle düğünü mahvetmek için, yanında Mike Connor (James Stewart) ve Liz Imbrie (Ruth Hussey) adlı iki gazeteciyle çıkagelir. Hepburn bu rolde kendini aşıyor. Kaçınılmaz evliliğinden bir gece önce, Stewart’la bahçedeki sahnelerinde, ikilinin birdenbire kapıldıkları çekimin özü yakalanmış. Philadelphia Öyküsü, bugün var olduğu şekliyle hayata geçirilmesini Hepburn’e borçlu. Projenin film haklarını satın alan Hepburn akıllıca davranarak bizzat başrolü oynaması ve yönetmenle oyuncuları seçmesi koşuluyla, haklarını MGM’e sattı. MGM, Dexter rolü için Clark Gable’ı, Mike için de Spencer Tracy’yi istemişti ama programları çakıştığı için ikisi de olmadı. Onların yerine Hepburn’ün daha önceki üç filminden rol arkadaşı Grant’le Stewart kadroya katıldı. Yönetmen George Cukor, hep yanlış anlaşılmış güzel bir kadın için acıma duygulan uyandırarak Hepburn’ün halkın gözündeki olumsuz imajının bu rolde onun yararına işlemesini sağladı. Komedi ve toplumsal yorumları birleştiren ödüllü senaryosuyla film müthiş bir başarı elde etti. Aynı oyun, 1956’da birkaç yeni şarkının eklenmesiyle High Society (Yüksek Sosyete) adı altında yeniden sinemaya uyarlandı.
  • 113
  • IMDb 7.7
  • 463
  • 0
Sicko
İncele
Sicko
Türkçe Dublaj
Michael Moore’un yazıp yönettiği, aynı zamanda oynayıp yapımcılığını da üstlendiği bu bağımsız film ABD’deki sağlık sistemini eleştirmektedir. (İngilizcede sick (hasta) sözcüğünden türetilmiş argo bir sözcük olan “Sicko”, “tehlikeli akıl hastası”, “sapık” anlamında kullanılmaktadır.) Daha önce de Bowling for Columbine belgeseli ile şiddetin Amerikan kültüründeki etkilerine, Fahrenheit 9/11 belgeseli ile de İkiz Kuleler’e yapılan terörist saldırılara farklı bir bakış açısı getiren Oscar ödüllü yönetmen, eylem adamı Michael Moore bu belgesel filminde de dikkatleri ABD’deki sağlık sisteminin olumsuz yönlerine çekmektedir. ABD’deki sağlık sigorta şirketlerinin acımasızca sigortalıları istismar etmeleri, sadece kâr peşinde koşan ilaç şirketleri, şirketlerden para alan siyasetçilerin şirketlerin çıkarları doğrultusunda kararlar almaları gibi konulara değinen ve bunu yaparken sıklıkla belgeleri ve rakamları ortaya döken Moore ayrıca ABD’deki sağlık sistemini İngiltere, Kanada, Fransa ve Küba’da uygulanan kâr amacına dayanmayan sosyal sağlık sistemleri ile kıyaslar. Dünyada sağlığa en fazla bütçeyi ayırmış bir ülke olan ABD’de ortalama yaşam süresinin bile bu ülkelerden çok daha düşük olduğunu da belgeler. Sigortalı oldukları halde aldıkları (veya alamadıkları) sağlık hizmetlerinden dolayı yüksek ve ödenemez faturalarla yüz yüze gelen ABD vatandaşlarından bazılarını Küba’ya götürerek bedava sağlık hizmeti almalarını sağlar. Sağlık sistemlerini kıyaslarken yine her zamanki hınzırlıklarını yaparak seyirciyi güldürmeyi de ihmal etmez. Zaten filmin tanıtım sloganı da doktorların hastalarına ara sıra sarfettikleri bir sözden alınmıştır; “Biraz canınız yanabilir!” Film ilk gösteriminin yapıldığı Cannes Film Festivali’nde çok büyük ilgi gördü ve dakikalarca ayakta alkışlandı. Film “En iyi belgesel film” dalında Akademi Ödülü’ne aday gösterildi. Çeşitli yarışmalarda tam 7 ödül kazandı. 9 milyon dolara mal olan Sicko, belgesel bir film olmasına rağmen 6 ay içinde 35 milyon dolar hasılat yaptı. İyi seyirler..
  • 123
  • IMDb 7.4
  • 297
  • 0
Gone with the Wind
İncele
Gone with the Wind
Türkçe Dublaj
İrlandalı Scarlett O’Hara (Vivien Leigh) Tara isimli çiftlikte yaşamaktadır. 12 Meşeler Çiftliği’nin varisi Ashley Wilkes’e (Leslie Howard) aşık olduğunu düşünmektedir. Ashley’nin, kuzeni Melanie (Olivia de Havilland) ile evlenme kararı aldığını öğrenir. Scarlett, Ashley’nin evinde Rhett Butler (Clark Gable) ile tanışır. Ashley ve Melanie’nin evlenmesine engel olamayan Scarlett, çevresindeki erkeklerden biriyle acele bir evlilik yapar. Bu sırada Kuzey-Güney Savaşı patlak vermiştir. Melanie ve Scarlett’in kocası savaşa gider. Scarlett’in kocası savaşta ölür. Savaş, Güney’in şartlarını çok ağırlaştırır. Scarlett annesini kaybeder. Babası ise aklını yitirmiştir. Melanie ve Scarlett Tara’da birlikte yaşamaya başlarlar. Ashley’den haber alınamamaktadır. Savaş biter ve Ashley geri döner. Tara’nın vergilerini ödeyemeyen Scarlett, kızkardeşinin nişanlısı ile evlenir ve çiftliği kurtarır. Scarlett’in yeni özgür olmuş fakir zenciler tarafından saldırıya uğraması üzerine Rhett, Ashley ve karısı intikam almaya giderler. Scarlett’in ikinci kocası da çatışma sırasında ölür. Scarlett’in Ashley’e olan takıntısı devam etmektedir. Ancak, Rhett Buttler ile üçüncü evliliğini yapar. Bir kızları olur. Rhett, Ashley’i kıskanmaktadır. Bir gün kızını alır ve Londra’ya gider. Ancak kızın annesini özlemesi nedeniyle üç ay sonra geri dönerler. Bu arada Scarlett dördüncü çocuğuna hamiledir. Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder. Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsacaktır. Melanie ölümcül şekilde hastalanır. Scarlett’ten Ashley ve oğluna bakmasını ister. Bu arada Scarlett Rhett’e âşık olduğunu farketmiştir. Melanie’nin evinde Scarlett’in Ashley ile ilgilenmesi Rhett’in Scarlett’i terketmesine neden olur. Bu trajik aşk dörtgeninin fonunda, kuzey-güney savaşı ve güneyin yeniden yapılandırılması, Atlanta’nın yanışı, yaralı güney eyaletleri federasyonu üyeleri ile dolu tarlalar da kullanılmıştır. Titizlikle hazırlanmış sahneler, gün batımı görüntüleri, dramatik ve romantik müzik, trajik savaşı somut hale getirmek için kullanılan güney halk şarkıları, nükteli diyaloglarla Rüzgâr Gibi Geçti, sinema tarihindeki büyük epik dramlardan biri olarak kabul edilir. İyi seyirler..
  • 233
  • IMDb 8
  • 563
  • 0
Bowling for Columbine
İncele
Bowling for Columbine
Türkçe Dublaj
Amerikada son yıllarda küçük çocukların saçtığı dehşetle birlikte boyutlarını görmeye başladığımız silah kültürünü inceleyen sıradışı bir belgesel. Moore film için, silahların Amerikan kültürünün bir parçası olduğunu savunan ve silah fetişisti bir kuruluşun başkanlığını yürüten, eski oyuncu Charlton Heston ve dehşet saçan çocuklara ilham verdiği iddia edilen Marilyn Manson gibi isimlerle hassas konuyu masaya yatırıyor. Michael Mooreun gösterildiği festivallerde büyük beğeni toplayan ve bolca ödül toplayan yapımı, tüm zamanların en iyi belgeseli seçildi. Yönetmen Roger ve Benin ardından bir kez daha esprili ve aydınlatıcı belgesel sinemasına geri dönüyor.
  • 120
  • IMDb 7.6
  • 441
  • 0
Barton Fink
İncele
Barton Fink
Türkçe Dublaj
1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.
  • 117
  • IMDb 7.7
  • 591
  • 0