8.7
Toplamda 2 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Encounters at the End of the World
İMDb Puanı 7.7

Encounters at the End of the World

-

Dünyanın Sonundaki Karşılaşmalar

Belgesel, Antarktika'daki McMurdo İstasyonu'nda yaşayan ve çalışan insanların dünyasına odaklanır. Herzog, geleneksel bir doğa belgeseli değil, "felsefi bir bilimkurgu denemesi" olarak tanımladığı bu filmde, dünyanın en izole, en uç ve en vahşi kıtasına gitmiş sıradışı insanların portrelerini çizer.
Olağanüstü İnsanlar: McMurdo'daki çalışanlar (fizikçiler, biyologlar, teknisyenler, şoförler, aşçılar) sıradan insanlar değildir. Herzog onların geçmişlerini, felsefelerini, takıntılarını ve neden dünyanın sonuna geldiklerini keşfeder. Aralarında eski bir bankacı, bir dilbilimci ve hatta bir platonist vardır.
Doğaüstü Manzaralar: Film, buzulların altındaki volkanik mağaralardan, devasa buz sahanlıklarına, derin okyanusun tuhaf canlılarına kadar Antarktika'nın nefes kesici ve ürkütücü güzelliklerini sunar. Su altı çekimleri (Henry Kaiser'in müziği eşliğinde) adeta bir uzay yolculuğu gibidir.
Herzog'un Bakış Açısı: Herzog, insanlığın maceraperest ruhunu, medeniyetten kaçışını ve doğanın muazzam gücü karşısındaki küçüklüğünü sorgular. Antarktika'yı sadece bir penguen cenneti olarak değil, "insan uygarlığının son çıkış noktası" ve bir tür "ahiret" olarak resmeder. Karakteristik melankolik, şiirsel ve bazen komik anlatımıyla izleyiciyi derin düşüncelere sürükler.
Unutulmaz Sahneler: Bir penguenin topluluktan ayrılıp, içgüdüsel olarak kesin ölüme doğru yürümesi, Herzog'un bu davranışı "delilik" olarak yorumlaması; bilim insanlarının deneysel bir cankurtaran botunu dondurucu suda test etmesi; buzdağından gelen "uzaylı" seslerini dinleyen araştırmacılar.

  Tür: Belgesel
  1. Werner Herzog Filmlerinde Antropolojik Yaklaşımlar ve Yerli İmgeler
      2 yıl Önce   419
    Werner Herzog Filmlerinde Antropolojik Yaklaşımlar ve Yerli İmgeler Werner Herzog, çeşitli coğrafyalarda çektiği filmlerin çekim aşamasında ya da sonrasında kolonyal hafızanın peşini bırakmadığını belirtir. Yönetmenin bu serzenişi çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Herzog amacının evrensel gerçeklerin imgelerini çoğaltmak olduğunu söylese de yarattığı imgeler, bölgesel tarihi tümüyle dışlar mı? Filmlerde, sömürü tarihiyle toplumsal hafıza arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu sorularla oluşturulan temel argüman, Herzog filmlerinin bölgelerin sosyo-politik tarihini dışlamadığı, filmlerin imgeler üzerinden post kolonyal bir eleştiriyi mümkün kıldığıdır. Çalışmada, Alman kolonyal tarihindeki kolonyal fantezilerin toplumsal koşullarla olan ilişkisini açığa çıkarmak için “soylu vahşi” (noble savage) ve“German Indianthusiasm” kavramları kuramsal çerçeveye dâhil edilmiştir.
Yorum Alanı