Kenji Mizoguchi’nin 1950’lerin ilk yarısında ortaya koyduğu geç dönem başyapıtlarından biri olan Chikamatsu’nun Hikâyesi (diğer adıyla Çarmıha Gerilen Aşıklar), toplumsal baskı ve zulmün gölgesinde hayata tutunmaya çalışan yasak bir aşkın dokunaklı ve zarif bir anlatısıdır. On sekizinci yüzyıl klasik Japon dramasına dayanan film, haksız yere suçlanan bir Kyoto’lu hattat eşi ile onun çırağının başına gelen adaletsizliklerin izini sürer. Kaderin birbirine bağladığı bu iki "kara sevdalı", kendilerine biçilen ölüm cezasından kaçmak için amansız bir firara girişir. Usta sinematograf Kazuo Miyagawa’nın bir resim tablosunu andıran büyüleyici görüntüleriyle hayat bulan ve toplumsal baskıya karşı incelikli bir eleştiri sunan bu film, Akira Kurosawa tarafından “Sadece Mizoguchi’nin imzasını taşıyabilecek muazzam bir başyapıt” olarak nitelendirilmiştir.