8.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Eden
İMDb Puanı 6,4

Eden

-

Cennet

Cennet; 1990’ların başında Paris’te DJ’lik yapan bir gencin yükseliş ve düşüş hikayesini ekranlara getiriyor. Daft Punk’ın da prodüktörlüğünü yapan Fransız DJ Paul’ün hayatını merkeze alarak Fransa’da elektronik müziğin son yirmi yılını anlattığı bir yolculuğa çıkarıyor.
  Tür: Biyografi , Müzik
  1. Andrzej Wajda Sinemasına Nereden Başlamalı?
      1 ay Önce   435
    Andrzej Wajda Sinemasına Nereden Başlamalı? Doğumunun üzerinden yüz yıl geçtikten sonra ve BFI Southbank'te filmlerinin gösterileceği bir sezon öncesinde, Polonya'nın büyük tarih ve insanlık durumu anlatıcısı Andrzej Wajda'nın kariyerine başlangıç ​​seviyesinde bir yolculuk sunuyoruz.
    Berlanga neden İspanya’nın en iyi film yönetmeni?
      2 yıl Önce   205
    Berlanga neden İspanya’nın en iyi film yönetmeni? Luis García Berlanga, yüzüncü doğum yıldönümünde, ülkesinde yeni bir ilgi patlaması yaşıyor. Thomas Graham, neden İspanya dışında daha iyi tanınmadığını soruyor.
    François Truffaut Sinemasına Nereden başlamalı?
      3 yıl Önce   332
    François Truffaut Sinemasına Nereden başlamalı? Sinemayla kurduğumuz ilişki imajlarla olan ilk karşılaşmamızda başlar. Bir izleyici olmadan, sinema kültürüne herhangi bir katkıda bulunamayacağımız aşikârdır. Hâliyle mesleki tüm sıfatlarından önce, sabık bir sinema aşığı ve bir sinefil olan François Truffaut’nun yeri, ait olduğu devasa izleyici grubunun gönlünde apayrıdır. Çünkü Truffaut, şöhretini yönetmenliğine borçlu olsa da, izleyici koltuğundaki yerini oturduğu hiçbir iktidar koltuğuna (yönetmen, senaryo yazarı, festival jürisi vs.) tercih etmemiştir kariyerinin sonuna dek.
    Béla Tarr Sinemasına Nereden Başlamalı?
      4 yıl Önce   472
    Béla Tarr Sinemasına Nereden Başlamalı? Durmaksızın yağan yağmurun etkisiyle sokakları çamura bulanmış küçük Macaristan kasabalarından ibaret siyah-beyaz bir dünya. Sinema tarihinde çok az yönetmen, Béla Tarr’ın yaptığı gibi kendine özgü, bütünlüklü bir evren yaratabilmiş ve bu evrenin özelliklerini filmografisinin büyük bir kısmına doğru genişletebilmiştir. Görsel anlamda böylesi puslu bir dünya yaratan Tarr, bu dünyayı çok belirgin, neredeyse imzasına dönüşen teknik tercihlerle filme alır. Bunların başında gelen de elbette uzun planlar. Yönetmen bu tercihini, plan uzunluğunun şiddeti, gerilimi, titreşimi, derinliği üzerinden açıklar. Genele bakacak olursak da Tarr’ın sineması tam olarak şiddet, gerilim ve derinlik üzerine kuruludur. Bu duygular da kökenini, yönetmenin kariyer seyrini göz önünde bulundurup söylersek, önce sosyal ve toplumsal sorunlardan, devamında ise bu sorunların ontolojik kavramlarla harmanlanmasından alır.
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği
      1 hafta Önce   309
    Tel Üzerindeki Kuş: Fassbinder Sinemasında Leonard Cohen Müziği Sinema tarihinde, Rainer Werner Fassbinder ile Leonard Cohen arasında (hiçbir zaman resmiyete dökülmeden) ortaya çıkan işbirliği kadar tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünen çok az işbirliği vardır. Yeni Alman Sineması'nın "yaramaz çocuğu" konumundaki Fassbinder, yaptığı filmler ve televizyon dramalarıyla toplumsal alışkanlıkları ve duygusal zırhları delip geçiyordu. Kanadalı şair-şarkıcı Cohen ise eski püskü kadifeyi andıran sesiyle pişmanlık, mizah ve yakınlığın rahatsız edici gerçekleri üzerine şarkılar inşa ediyordu. Bu iki duyarlılığın buluşması, hemen tanınabilir bir atmosfer yarattı: Fassbinder'in ölçülü kamera çalışması ve ahlaki doğrudanlığı, Cohen'in berelenmiş baladlarıyla birleştiğinde ortaya sessizce ezici bir şey çıkıyordu. Yönetmenin çalışmaları boyunca Cohen'in müziği, bir atmosfer yaratmaktan çok daha fazlasını yapar: adeta bir Antik Yunan korosuna, karakterlerin dünyalarının ahlaki bir barometresine dönüşür, tarihsel sınırları çökertir ve karakterlerin seçimlerindeki etik değerleri açığa çıkarır.
Yorum Alanı