9.0
Toplamda 1 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Rane
İMDb Puanı 8

Rane

-

Yara

Yugoslavya İç Savaşı sonrası bu ülkelerde yaşanan travmalara, en iyi sinema eserlerinde tanık olabiliriz. Bunlardan bir örnek de, Yugoslavya İç Savaşı’nın son günlerinin yaşandığı Belgrad’ın durumunu anlatan “Rane” (Yara) filmidir.

Yugoslavya’nın çöküş ve yozlaşma sürecini, iki genç arkadaşın -Svaba ve Pinki- sokaklardan mafya dünyasına uzanan hayat hikâyeleri üzerinden anlatan Yara; Sırp halkının savaş zamanında içinde bulunduğu ruhsal durumu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İlk filmi olan Yara’da harika bir performans sergileyen Dusan Pekic; Kosova Savaşı sırasında, 2000 yılında aşırı dozdan hayatını kaybediyor.
  Tür: Komedi , Suç
  1. Az Bilinen 10 Harika Macar filmi
      3 ay Önce   506
    Az Bilinen 10 Harika Macar filmi István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
    Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler
      4 ay Önce   361
    Lanet Sineması: Günümüz Orta ve Doğu Avrupa Sinemasında Karşı Yetenekler "Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
    1920’lerden 10 Büyük Sovyet Filmi
      6 ay Önce   622
    1920’lerden 10 Büyük Sovyet Filmi Potemkin Zırhlısı'nın gösterime girişinin üzerinden bir asır sonra, Sergei Eisenstein'ın başyapıtı, Pet Shop Boys'un beğeni toplayan bestesi eşliğinde hem sinemalarda hem de dijital platformlarda yeniden seyirciyle buluşuyor. Bu yazıda, filmi sinema tarihinin en çalkantılı ve aynı zamanda en etkileyici dönemlerinden birinin bağlamında değerlendiriyoruz.
    Kubrick (1927-1999) ve Sonrası: Sinemanın Mirası
      7 ay Önce   295
    Kubrick (1927-1999) ve Sonrası: Sinemanın Mirası "Hepimiz Kubrick'in çocuklarıyız, değil mi? Onun yapmadığı bir şeyi yapabilir misin ki?" (Paul Thomas Anderson)
    Beş Maddede Roberto Rossellini
      1 yıl Önce   151
    Beş Maddede Roberto Rossellini Aslı Özgen’in kaleminden Roberto Rossellini sinemasının olmazsa olmaz beş özelliği…
Yorum Alanı