SON EKLENENLER HABERLER - SAYFA 19
Bu yıl 75.si düzenlenen Cannes Film Festivali’nde, Kore ve Japonya’nın son yıllarda dünya sinemasında daha da çok konuşulmasını sağlayan iki efsane yönetmeninin filmleri çok konuşuldu: Park Chan Wook ve Hirokazu Koreeda. Park Chan Wook’un yönettiği Decision to Leave (Ayrılık Kararı) ile “En İyi Yönetmen” ödülüne sahip olurken, Hirokazu Koreeda imzalı Broker da Kore’nin sevilen usta oyuncusu Song Kang Ho’ya “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü getirdi. Bu yazımızda, yılın filmlerinden Broker’ı izlemeden önce Koreeda sinemasını tanımak isteyenler için detaylı bir rehber hazırlamak istedik.
  •   434
  •   0
I. Giriş İnsanoğlu karşılaştığı şifre ya da kodları çözerek yaşadığı gerçekliğe dair bir anlam oluşturabilir. Güngör (2011: 179), yaşama ait tüm gerçekliğin bu kodların bünyesinde yer aldığına vurgu yapar. Bu anlayış, kodlar ve anlamlarının insanlar için ne kadar önemli olduğunu göstermesi yönünden varoluşçuluğu destekler. Varoluşçuluğa göre yaşam, insanın başlangıçta hiç bilmediği; neden bu dünyada olduğunu anlamlandıramadığı bir ortamda kendisini bulmasıdır; fakat buna rağmen insanlar her zaman bir anlam bulma ve gerçeğe ulaşma arzusuyla donatılmıştır (Savaş, 2003: 33).
  •   564
  •   0
En İyi 10 Varoluşçu Film!
  18 Kasım 2022

En İyi 10 Varoluşçu Film!

Varoluşçuluk, Fransız felsefeci Jean-Paul Sartre’ın “varoluş özden önce gelir” deyimi ile açıklanabilir. Buna göre varoluşçuluk fikir yapısında bir insan kendi sonuna sahip değildir çünkü insan varlığı sadece kendisinden öte diyazn edildiğinde hayata geçer. Varoluşçu felsefeye göre bir insan yaşamadan önce de vardır ve yaşantısına anlam katmak zorundadır çünkü o, sadece kendine ne yapıyorsa odur.
  •   907
  •   0
Sinemayla kurduğumuz ilişki imajlarla olan ilk karşılaşmamızda başlar. Bir izleyici olmadan, sinema kültürüne herhangi bir katkıda bulunamayacağımız aşikârdır. Hâliyle mesleki tüm sıfatlarından önce, sabık bir sinema aşığı ve bir sinefil olan François Truffaut’nun yeri, ait olduğu devasa izleyici grubunun gönlünde apayrıdır. Çünkü Truffaut, şöhretini yönetmenliğine borçlu olsa da, izleyici koltuğundaki yerini oturduğu hiçbir iktidar koltuğuna (yönetmen, senaryo yazarı, festival jürisi vs.) tercih etmemiştir kariyerinin sonuna dek.
  •   415
  •   0
The Grand Budapest Hotel ve Moonrise Kingdom gibi fimlerle tanınan yönetmen Wes Anderson'ın, sinema sanatında kendi dilini oluştururken ona en çok ilham veren, en çok katkı sağlayan filmler, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine değerinde.
  •   505
  •   0
İlk filmi olan Elevator to the Gallows vesilesiyle Louis Malle ismini Yeni Dalga akımına hiç dahil etmeyen sinema yazarları da mevcuttur. Bu yönetmeni belli bir tür ya da akımın içinde anmak zordur. Çünkü yüksek burjuva bir aileden gelen, iyi eğitim almış, 2. Dünya Savaşı yılları acı hatıralarla zihnine kazınmış bir sanatçı olan Malle, olağanüstü hayat birikimini tematik bir devamlılık içeren filmlere dönüştürmek yerine, türden türe sıçrayan bir kariyeri tercih etmiştir. Kimi, otobiyografik öğeler de içeren yapıtlarıyla, kara filmden belgesele, dramdan komediye her türde başarısını yinelemiş, Fransız Sineması’ndaki ustalığını ilerleyen yıllarda Hollywood’da da kabul ettirmeyi başarmıştır. Hangi dilde, ne türde film çekerse çeksin, sinemaseverlerin kalbindeki yeri ise asla değişmemiştir.
  •   620
  •   0
SON EKLENEN HABERLER