Bo Kane

  1. What’s Love Got to Do with It
    Tüm Bilgiler
    What’s Love Got to Do with It Biyografi, Müzik 
    Türkçe Dublaj
    R&B dünyasının efsanelerinden şarkıcı ve söz yazarı Tina Turner'ın kendi hayat öyküsünü anlattığı "I, Tina" isimli kitabından uyarlanan film, şarkıcının zor geçen çocukluk ve gençlik senelerini, gitarist Ike Turner tarafından keşfedildikten sonraki evlilik dönemini, bu süreç boyunca yaşamış olduğu acı olaylar etkileyici bir biçimde sunuyor. Bir yıldızın cesaret, sanat ve acılarla dolu öyküsüne tanık oluyoruz. Tina Turner'ı canlandıran Angela Bassett ve Ike Turner rolüyle Laurence Fishburne'ün 1994 Akademi Ödüllerinde Oscar adaylıkları bulunuyor.
    • 1993
    • ABD
    • IMDb 7.3
    • 759
    • 0
Bo Kane Haberleri Tümünü Gör
Michael Wood, Mayıs 2003 tarihli bu inceleme yazısında, şatafatları ve melodramatik tarzlarıyla kötü şöhretli olan Luchino Visconti’nin geç dönem eserlerinin, bizleri açıklanamaz olanla hayrete düşürdüğünü ileri sürdü.
  •   429
  •   0
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
  •   318
  •   0
100 Maddede Ingrid Bergman
  9 Şubat 2026

100 Maddede Ingrid Bergman

Milyonlarca kez söyledim ve tekrar söyleyeceğim: Ingrid Bergman'ı seviyorum. Bu efsanenin (ya da belki de büyük harflerle EFSANEVİ demeliyim) doğumunun üzerinden bir asır, vefatının üzerinden 33 yıl geçtiği için bugün oldukça özel bir gün. Ona olan sevgim kelimelerle anlatılamaz ve bunu ifade etmem mümkün olsa bile sıkılırdın çünkü sonsuza kadar devam edebilirim. Her neyse, bugün normal bir gün değil, bu yüzden “normal” bir doğum günü girişi işe yaramaz. Bu yüzden bu girişi yazmaya karar verdim: 100. doğum gününde Ingrid Bergman hakkında bilmeniz gereken 100 şey.
  •   175
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   488
  •   0