Paul Rust

  1. Inglourious Basterds
    Tüm Bilgiler
    Inglourious Basterds Gerilim, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    “Inglorious Basterds”ın konusu, Alman işgali altındaki Fransa’da başlar. Çok sevdiği ailesinin, Nazi Albay Hans Landa’nın (Christoph Waltz) tarafından katledilmesine tanıklık eden Shosanna Dreyfus (Melanie Laurent) adlı kadın, katliamdan kılpayı kurtularak Paris’e kaçar. Orada sinema salonu sahibi ve işletmecisi olarak yeni bir kimlik edinir.Aynı günlerda Avrupa’nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Düşmanları tarafından “Piçler” yakıştırmasıyla bilinen Raine’ın grubu, Nazi Almanyasının önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir.Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar. Shasoanna’nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir.
    • 2009
    • ABD,Almanya,Fransa
    • IMDb 8.4
    • 367
    • 0
Paul Rust Haberleri Tümünü Gör
Senaristler senaristler hakkında senaryo yazınca... Pedro Almodóvar'ın meta melodramı "Acı Noel" sinemalara gelirken, Sunset Blvd'den Adaptation'a kadar senaryo yazımını mercek altına alan filmlere göz atıyoruz.
  •   209
  •   0
Fransız sineması, her yıl düzinelerce örnek üretmesine karşın, gerilim (thriller) türüyle çelişkili ve karmaşık bir ilişki içindedir.
  •   420
  •   0
10 Harika Brezilya Filmi
  26 Nisan 2026

10 Harika Brezilya Filmi

Küresel Güney’in pek çok önemli sinema geleneği gibi Brezilya sineması da Birleşik Krallık’ta pek dolaşım imkânı bulamıyor; bu durum, onu keşfetme düşüncesini daha da ürkütücü kılıyor. Zaman zaman Kleber Mendonça Filho ve Juliano Dornelles imzalı Bacurau (2019) gibi bir sanat sineması hiti çıkabiliyor ya da Antonio Carlos da Fontoura’nın kuir gangster klasiği The Devil Queen (1974) gibi bir restorasyon çalışması bir festivalde arzıendam ediyor. İnsanlar bu eserlere büyük tepki göstererek, “Böylesine muazzam bir film daha önce neredeydi?” diye soruyorlar. Elbette 1960’lar ve 70’lerde uluslararası eleştirmenler, Brezilya’nın politik odaklı “yeni dalgası” olan Cinema Novo ile yakından ilgiliydi; ancak bunun dışındaki pek çok şeyle pek ilgilenmediler.
  •   288
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   251
  •   0