Mala Emde

  1. 303
    Tüm Bilgiler
    303 Dram, Komedi 
    Türkçe Altyazı
    Jan insanların doğuştan bencil olduğundan emindir. Onun için de Berlinden birlikte seyahat etmek için anlaştığı kişi onu ortada bıraktığında hiç şaşırmaz. Jule ise insanların özünde empatiye ve işbirliğine yatkın olduğuna inandığından, Janı külüstür karavanı “303”e davet eder. İkisi de Atlantik kıyılarına doğru gitmek istemektedir. Janın hedefinde İspanya vardır; orada gerçek babasıyla tanışmak istemektedir. Jule ise erkek arkadaşının yanına, Portekize gitmektedir. Aslında en başta yalnızca Kölne kadar birlikte seyahat etmeyi düşünmüşlerdir ama geride bıraktıkları her kilometreyle birbirlerinin dünyasını daha da ilginç bulurlar: Kapitalizm insanı giderek bir Neandertale mi dönüştürmektedir? Tek eşlilik mutsuzluk mu getirir? İnsan kime aşık olacağına karar verebilir mi? Önce Fransaya ulaşırlar birlikte, ardından da İspanyaya. Aralarındaki sohbet de giderek derinleşir. Birbirlerine aşık olmamak artık ikisi için de çok zordur.
    • 2018
    • Almanya
    • IMDb 7.5
    • 478
    • 0
Mala Emde Haberleri Tümünü Gör
Fransız sineması, her yıl düzinelerce örnek üretmesine karşın, gerilim (thriller) türüyle çelişkili ve karmaşık bir ilişki içindedir.
  •   276
  •   0
Bu çalışma, kristal-imgenin yalnızca geçmişin korunmuş katmanlarıyla ilişkili olmadığını; aynı zamanda geleceğe yönelen sanal olanaklar aracılığıyla da işleyebileceğini ileri sürmektedir.
  •   515
  •   0
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
  •   357
  •   0
Sinema tarihinde, Rainer Werner Fassbinder ile Leonard Cohen arasında (hiçbir zaman resmiyete dökülmeden) ortaya çıkan işbirliği kadar tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünen çok az işbirliği vardır. Yeni Alman Sineması'nın "yaramaz çocuğu" konumundaki Fassbinder, yaptığı filmler ve televizyon dramalarıyla toplumsal alışkanlıkları ve duygusal zırhları delip geçiyordu. Kanadalı şair-şarkıcı Cohen ise eski püskü kadifeyi andıran sesiyle pişmanlık, mizah ve yakınlığın rahatsız edici gerçekleri üzerine şarkılar inşa ediyordu. Bu iki duyarlılığın buluşması, hemen tanınabilir bir atmosfer yarattı: Fassbinder'in ölçülü kamera çalışması ve ahlaki doğrudanlığı, Cohen'in berelenmiş baladlarıyla birleştiğinde ortaya sessizce ezici bir şey çıkıyordu. Yönetmenin çalışmaları boyunca Cohen'in müziği, bir atmosfer yaratmaktan çok daha fazlasını yapar: adeta bir Antik Yunan korosuna, karakterlerin dünyalarının ahlaki bir barometresine dönüşür, tarihsel sınırları çökertir ve karakterlerin seçimlerindeki etik değerleri açığa çıkarır.
  •   524
  •   0