Anne Kent

  1. The General
    Tüm Bilgiler
    The General Biyografi, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Kod Adı General, İrlandalı suç imparatoru Martin Cahill'in hayatından kesitler sunuyor. 18 Ağustos 1994'te evinde uğradığı suikast sonucu öldürülen Martin Cahill'in sonunu hazırlayan nedenler uzun bir geri dönüşle filmde anlatılıyor.
    • 1998
    • İngiltere,İrlanda
    • IMDb 7,2
    • 307
    • 0
    The Commitments
    Tüm Bilgiler
    The Commitments Dram, Komedi 
    Türkçe Altyazı
    Dublinin pek iyi şöhretli olmayan bölgelerinden biri olan Barrytownda, müzik dünyasında isim yapma hayalleri kuran genç Jimmy Rabbitte, Soul çalan bir müzik grubu kurup zirveye tırmanmak üzere kolları sıvar. Yakın dostları Derek ve Outspanla birlikte yetenekli müzisyen avına girişirler. Solistleri Decoyu bir düğünde keşfederler. Vokalist kızları ise Jimmynin arka bahçesinde. Bir gazete ilanı onlara, kaşarlanmış trompetçi Joey Faganı getirecektir. Grup yola çıkar. Ufaktan isimlerini duyurmaya başlarlar. Her ne kadar cover yapsalar da, artık Dublinin de bir Soul grubu ya da deyim yerindeyse bir ruhu(!) vardır. Ne var ki Deco çekilmez birisidir, Joey ise gruptaki her kızı baştan çıkaran işe yaramaz bir serseri. Her konserleri olay olur. Egolar çatışır ve sona yaklaşırlar. Yine de gerçek bir grup olduklarını göstermek için tek bir geceleri vardır.
    • 1991
    • ABD,İngiltere,İrlanda
    • IMDb 7.6
    • 665
    • 0
Anne Kent Haberleri Tümünü Gör
“Papa’nın sineması öldü,” 1960’lar ve 70’lerde ticari kaçışçılık içinde durağanlaştığını düşündükleri bir sektörü yeniden canlandırma kararlılığındaki bir Alman yönetmen kuşağının sloganıydı.
  •   94
  •   0
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
  •   228
  •   0
Latin Amerika, dünya sinemasının en inanılmaz filmlerinden bazılarını üretmiş olsa da, en büyük eserlerinin çoğu, kendi ülkeleri dışında şaşırtıcı derecede bilinmiyor. Birkaç yönetmen uluslararası tanınırlık kazanmış olsa da, yeniden keşfedilmeyi bekleyen uzun bir harika film tarihi var. Bu liste, bölgeden (Brezilya hariç) on az bilinen mücevheri bir araya getiriyor.
  •   262
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   467
  •   0