David Cronenberg'in yönettiği 1977 yapımı Rabid - Kuduz filminde; başına buyruk motosikletçi bir kız, geçirdiği kaza sonucu estetik ameliyat olur. Ancak ameliyat sonrası vücudunda tuhaf tepkiler oluşan genç kız, kan ve insan etine karşı tuhaf bir çekim duyar. Bir süre sonra genç kızın kurbanları da enfeksiyonu yaymaya başlayacak ve olaylar kontrolden çıkacaktır.
On yaşında ki genç bir haritacı, kovboy babası ve bilim adamı annesi ile birlikte Montada bir çiftlik evinde yaşamaktadır. Küçük çocuk ailesinden habersiz haritalarını Smithsonian Enstitüsü’ne göndermektedir ve bir süre sonra Smithsonian Enstitüsü’nden haber gelir ve küçük çocuğa ödül vermek isterler küçük çocuk ailesinden habersiz Smithsonian Enstitüsü’ne gitmek üzere bir yük trenine biner ve macera bundan sonra başlar..İyi seyirler..
Polonya Film Okulu’nun ilk temsilcilerinden Andrzej Wajda aynı zamanda Avrupalı bir sinemacı kuşağının da son ustalarındandı. Arkasında son derece renkli bir filmografi bırakan entelektüel yönetmen, özellikle ülkesinin savaş sonrası yaşadığı yıkımı anlatan üçlemesiyle tanınıyordu.
Yunan sineması sinema tarihinin ortalarına kadar sürekli gelişen bir sinema endüstrisine sahip olamamıştır. Bunun temel sebepleri; Yunan sinemasının devlet tarafından desteklenmemesi ve ülkenin yakın dönem siyasi tarihinde yaşanan krizler olarak gösterilebilir. Özellikle yeni yönetmenler için işleri maddi olarak daha da zorlaştıran ekonomik krizler; yasaklar ve engeller nedeniyle Yunan sineması, geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğine kadar dünya çapında izleyiciler arasında çok popüler olamamıştır.
Michael Wood, Mayıs 2003 tarihli bu inceleme yazısında, şatafatları ve melodramatik tarzlarıyla kötü şöhretli olan Luchino Visconti’nin geç dönem eserlerinin, bizleri açıklanamaz olanla hayrete düşürdüğünü ileri sürdü.