Toni Kalem

  1. The Wanderers
    Tüm Bilgiler
    The Wanderers Dram, Romantik 
    Türkçe Altyazı
    The Wanderers (1979), yönetmenliğini Philip Kaufman'ın üstlendiği, New York'un Bronx bölgesindeki İtalyan-Amerikan bir gençlik çetesinin gözünden 1963 Amerika'sındaki büyük bir dönemsel değişimi ve büyüme sancılarını anlatan kült bir büyüme (coming-of-age) ve drama filmidir. Richard Price'ın aynı adlı ünlü romanından uyarlanan film, Türkiye'de "Uygunsuzlar" adıyla vizyona girmiştir.Film, 1963 yılının sonbaharında, henüz John F. Kennedy suikastı gerçekleşmeden ve Amerika, Vietnam Savaşı bataklığına tam anlamıyla saplanmadan önceki o "son masumiyet" döneminde geçer. Bronx sokakları, her biri kendine has tarzı olan etnik ve bölgesel gençlik çeteleri tarafından paylaşılmıştır.Filmin en güçlü yanlarından biri, seyirciyi doğrudan 1950'ler ve 1960'ların başına ışınlayan muhteşem altın eski (golden oldies) müzik listesidir. Filme adını veren Dion'un "The Wanderer" şarkısı başta olmak üzere, The Four Seasons'tan "Walk Like a Man", The Shirelles ve Bob Dylan gibi dönemin ikonik sesleri filmin duygusal ve dinamik atmosferini kusursuz bir şekilde destekler.Neden Bir Kült Klasik? Bir Çağın Kapanışı: Film, sadece sokak kavgalarını değil; gençlerin çocukluktan yetişkinliğe geçişini ve Amerika'nın o eski, izole günlerinden çıkıp modern dünyanın sert gerçekleriyle (Vietnam askere alımları, suikastlar) tanışmasını sembolize eder. Gerçekçilik ve Kurgu: Richard Price romanı yazarken kendi Bronx çocukluğundan esinlenmiştir. Filmdeki bazı çeteler o dönem New York'ta gerçekten var olan topluluklardan ilham alınarak yaratılmıştır.  Final Sahnesi: Filmin sonlarına doğru tüm çetelerin bir Amerikan futbolu maçında bir araya gelmesi ve ardından yaşanan büyük kaos, sinema tarihinin en nevihahsına münhasır sokak çatışması sahnelerinden biridir.
    • 1979
    • ABD
    • IMDb 7,3
    • 11
    • 0
Toni Kalem Haberleri Tümünü Gör
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
  •   263
  •   0
Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.
  •   648
  •   0
Night of The Hunter (Caniler Avcısı)'ın 70. Yılında, Tek Filmle Unutulmaz Olan Yönetmenleri Selamlıyoruz.
  •   719
  •   0
Rachel Pronger’in Calvert Journal‘ın “Women Recollected” projesi için kaleme aldığı yazının çevirisidir. Kültür dünyasının 20. yüzyıldaki unutulmuş öncü kadınlarına ışık tutma şiarıyla yola çıkan projeyle rastlaşmaya, ileriki haftalarda da, yine bu sayfalarda devam edeceksiniz.
  •   222
  •   0