Šarūnas Bartas

  1. Les Salauds
    Tüm Bilgiler
    Les Salauds Gerilim, Suç 
    Türkçe Altyazı
    İnsanı hipnotize eden, derin, karanlık, kendi içinde dönüp duran bir intikam hikâyesi anlatıyor Claire Denis'nin son filmi. Hikâyenin kahramanı Marco, bir yük gemisinin kaptanıdır. Kız kardeşi Sandra, onu acilen Paris'e çağırır: Kocası intihar etmiş, işleri bozulmuş, kızı kötü durumdadır. Sandra, bütün olanlardan kudretli işadamı Edouard Laporte'u sorumlu tutmaktadır. Hızır gibi yetişen Marco, Laporte'un metresinin oturduğu binaya taşınır.Fakat kız kardeşinin kumpaslarından haberdar değildir. Akira Kurosawa'nın Warui yatsu hodo yoku nemuru / Kötüler Rahat Uyur filminden yola çıkan Pislikler, ilk gösterimini Cannes Film Festivali'nin Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı. Filmin müzikleri yine, daha önce İstanbul Film Festivali'nde özel bir konser veren Tindersticks'e ait.
    • 2013
    • Almanya,Fransa
    • IMDb 6,1
    • 162
    • 0
    Pola X
    Tüm Bilgiler
    Pola X Dram, Romantik 
    Türkçe Altyazı
    Pierre ile Lucie evlilik hazırlıkları yapmakta olan bir çifttir. Bir gece karanlık ormandan bir kadın çıkar ve isminin Isabelle olduğunu söyler. Isabelle, Pierre'e tek çocuk olmadığını ve kendisinin kız kardeşi olduğunu söyler. Hayatından sıkılan ve ona esas mutluluğu vereceğine inandığı “gerçeğin arkasındaki yüz”ün gelmesi için bekleyen Pierre, Isabelle’den ve onun hikayesinden çabucak etkilenecek ve Lucie de olmak üzre her şeyi geride bırakarak, Isabelle’le birlikte Paris’e gidecektir.Film, birbirlerini tanımayan, çocuklukları ayrı geçmiş 2 kardeşin birbirlerini tanıdıktan sonra yaşadıkları ensestlik üzerinden de olsa seksüel çekim eşliğinde, beraberliklerini, aşklarını ve tutkularını anlatıyor. İçerdiği cinsel sahnelerin çoğunun "gerçek" olması filmin başka bir ayrıntısı ayrıca... İlginç bir anekdot da filmin iki başrol oyuncusunun da hayatını genç yaşta kaybetmeleri...
    • 1999
    • Fransa
    • IMDb 5.8
    • 4.863
    • 0
Šarūnas Bartas Haberleri
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   318
  •   0