Robert Keith

  1. Woman on the Run
    Tüm Bilgiler
    Woman on the Run Film-Noir, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Bir cinayetin görgü tanığı olan Frank Johnson Polis Müfettişi Ferris (Robert Keith) tarafından takip edilir. Frank'in karısı ise Eleanor (Ann Sheridan) başarısız evliliklerinden kaçtığından şüphelenir. Eleanor gazeteci olan Danny Leggett'ın (Dennis O'Keefe) yardımıyla kocasını bulmak için yola çıkar. Katil de onu arar ve Eleanor'u yakından takip eder.
    • 1950
    • ABD
    • IMDb 7,2
    • 3
    • 0
    Guys and Dolls
    Tüm Bilgiler
    Guys and Dolls Komedi, Müzikal 
    Türkçe Altyazı
    Hikaye New York’un önemsiz suçluları ve profesyonel kumarbazları arasındaki faaliyetler etrafında dönmektedir. Hikaye gerçek bir kumarbazdan esinlenilerek yaratılmıştır. Film, Frank Sinatra nın ilk oyunculuk tecrübesidir.
    • 1955
    • ABD
    • IMDb 7,1
    • 226
    • 0
    The Wild One
    Tüm Bilgiler
    The Wild One Romantik, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiginde beyaz perdeyi fethediyor. Brandonun canlandirdigi Johnny, küçük, uyusuk bir California kasabasini ele geçiren motorsikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanin en güzel kizi Kathieye (Mary Murphy) asik olana kadar sadece yikimla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnnynin sanssizligi, psikopat rakibi Chino (Lee Marvin) tarafindan tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkinin düsmanligi ve önyargilaridir.
    • 1953
    • ABD
    • IMDb 6.7
    • 469
    • 0
    Boomerang!
    Tüm Bilgiler
    Boomerang! Dram, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Gerçek bir olaydan uyarlanan film; iyi kalpli bir rahibin cadde köşesinde beklerken öldürüldüğü sakin bir Connecticut kasabasında başlar. Halk korkmuş, polisin hareketini beklemektedir. Görgü tanıklarının tümü, katil olarak kasaba dışından gelmiş gergin John Waldron (Arthur Kennedy)u gösterir. Waldron cinayeti şiddetle inkar etse de kimse ona inanmayacaktır. Ardından Bölge Savcısı Henry Harvey (Dana Andrews) davayı üstlenir ve Waldronun masumiyetini kanıtlama çabasında politik muhalefetlere göğüs gerer.
    • 1947
    • ABD
    • IMDb 7,2
    • 416
    • 0
    Written on the Wind
    Tüm Bilgiler
    Written on the Wind Dram, Romantik 
    Türkçe Dublaj
    Melodramların büyük ustası Douglas Sirk ‘in yönettiği 1956 yapımı bir Amerikan filmidir. Robert Wilder ‘ın 1946’da yazdığı aynı adlı çok satan romanından sinemaya aktarılmıştır. Romanın o yıllarda ünlü olan melankolik şarkıcı Libby Holman ile bir tütün kralının varisi (Filmde petrol kralı olmuş) Smith Reynolds arasında yaşanmış gerçek bir aşk skandalına dayandırıldığı söylenmektedir.Günümüzün “Dallas” “Hanedan” benzeri TV dizilerinin atası sayılabilecek bu filmde bir petrol kralının oğlu ile aşk yaşayıp evlenen sekreterin (Lauren Bacall) bu garip ve şımarık aile içindeki ilişkileri anlatılmaktadır.
    • 1956
    • ABD
    • IMDb 7
    • 388
    • 0
Robert Keith Haberleri
Film Noir, tanımlanması son derece zor bir türdür; çünkü kimse onun tam anlamıyla kapsayıcı bir tanımını veremez. Herkes örnekler ve tekrarlayan özellikler listeleyebilir - femme fatale, sert diyaloglar ve sinematografik ışık-gölge oyunu, ancak 10 kişiye bunu tanımlamalarını sorduğunuzda 10 farklı yanıt alırsınız.
  •   335
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   91
  •   0
Sanat ve politika arasındaki ilişki her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Sinemanın da görsel ve işitsel imkanları sayesinde politikayla olan ilişkisi göz ardı edilemez. Proletaryanın tarih sahnesine çıkışıyla birlikte grevler, lokavtlar ve sendikalar da perdeye yansımaya başlamıştır. Bu tezde “Politik Sinema Örneği Olarak Ken Loach sineması ve iki filmi olan “Riff- Raff” (Ayaktakımı) ve “I, Daniel Blake” (Ben, Daniel Blake)” filmlerinde İşçi Sınıfının sunumları incelenmiştir.
  •   522
  •   2