Lisa Simone

  1. What Happened, Miss Simone?
    Tüm Bilgiler
    What Happened, Miss Simone? Belgesel, Biyografi 
    Türkçe Altyazı
    Nina Simone sahnede, dinleyicileri büyüleyen ve ömür boyu sürecek hayranlar edinmesini sağlayan son derece özgür, sınır tanımayan müzikal ifadesiyle tanınıyordu. Ancak 1960'ların Amerika'sında sivil haklar döneminin şiddet dolu, unutulmaz ve anlamsız günlerinin ortasında Simone, sanatsal kimliğini ve hırsını bir harekete olan bağlılığıyla uzlaştırmakta zorlandı. Saatler süren otobiyografik kayıtlardan derlenen bu yeni film, parlak bir sanatçının sınır tanımayan egosunu ve yaşadığı dönemin saçmalıklarını gözler önüne seriyor. Simone, şöhretinin zirvesindeyken ailesini, ülkesini, kariyerini ve hayranlarını terk ederek Liberya'ya taşındı ve sahneye çıkmayı bıraktı. Bu olaya kadar uzanan hayat hikayesi, "bir kraliyet mensubu nasıl olur da çamurda tepinir ve yine de zarafetle yürür?" sorusunu akla getiriyor.
    • 2015
    • ABD
    • IMDb 7.6
    • 295
    • 0
    Mutiny on the Bounty
    Tüm Bilgiler
    Mutiny on the Bounty Dram, Macera 
    Türkçe Altyazı
    İngiliz kraliyet Gemisi Bounty'de meydana gelen tarihi isyanın beyaz perdedeki versiyonlarından birisi. Kaptan Bligh ve Fletcher Christian gibi karakterlerin ön plana çıktığı yapım, benzerleri arasında epik yönleriyle ayrılıyor.
    • 1962
    • ABD
    • IMDb 7.3
    • 1.034
    • 0
Lisa Simone Haberleri
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   464
  •   0
Yaklaşık elli yıllık kariyerinde hayranlık uyandırıcı bir filmografi inşa eden yazar ve yönetmen Claire Denis hala devam ettirdiği kariyeri ve şahsına münhasır sinema diliyle çağdaş Fransız sinemasının yaşayan en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürüyor.
  •   277
  •   0