John Derek

  1. A Double Life
    Tüm Bilgiler
    A Double Life Film-Noir, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Anthony John, hayatı oynadığı karakterlerden büyük ölçüde etkilenen bir aktördür. Komedi oynadığı sıralarda dünyanın en eğlenceli insanıdır, ancak dram oynadığında etrafında olmak korkunç bir deneyimdir. Eşi Brita, her ne kadar onu hala sevse ve onla çalışsa bile onla yaşamaya daha fazla katlanamamıştır ve bu sebeple ondan boşanmıştır. Anthony, Othello'yu oynamayı kabul ettiğinde kendini tamamen rolüne adar. Ancak kısa bir süre sonra bu durum onu bunaltacak ve gün geçtikçe zihni Othello'nun öldürücü kıskançlığıyla dolacaktır.
    • 1947
    • ABD
    • IMDb 7
    • 294
    • 0
    The Ten Commandments
    Tüm Bilgiler
    The Ten Commandments Biyografi, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Hazreti Musa'nın, İsrailoğuları kavmini özgürlüğüne kavuşturmak ve imana gelmelerini sağlamak için verdiği mücadeleden söz eden ?On Emir?. Bir falcının, o gün doğan erkek çocuklarından birinin ileride tahtını ele geçireceğini söylemesi üzerine Firavun, askerlerini o gün doğan erkek çocuklarını öldürtmek üzere Mısır'ın dört bir yanına gönderir. Yeni doğmuş bebeği Musa'yı kurtarmayı isteyen annesi de onu bir sepete koyarak Nil Nehri'ne bırakır. Firavun'un kız kardeşi tarafından bulunan Musa, Mısır Sarayı'na getirilecek ve sarayda prens olarak yetişecektir.
    • 1956
    • ABD
    • IMDb 7.9
    • 532
    • 0
    Scandal Sheet
    Tüm Bilgiler
    Scandal Sheet Dram, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Bir New York bulvar gazetesinin editörü, yıllar önce terk ettiği karısıyla, başka bir isim kullanırken, gazetesinin sponsor olduğu Yalnız Kalpler balosunda karşılaşır. Kadın; adamı, eşini dövmek ve terk etmekle suçlu olduğunu ortaya çıkarmakla tehdit eder. Peki sonra ne olacaktır?
    • 1952
    • ABD
    • IMDb 7.4
    • 372
    • 0
    All the King’s Men
    Tüm Bilgiler
    All the King’s Men Dram, Film-Noir 
    Türkçe Altyazı
    Popülizm ve hırsın aynı bünyede birleştiği bir politikacı olan Willie Stark, hedefi uğruna herşeyi göze alan ve mubah sayan bir kişiliktir. Bu özelliği, ilk zamanlarda başarı kazanmasını sağlasa da, sonradan hızla düşüşe geçen kariyerinin de baş nedeni olacaktır. Steven Zaillian yönetimindeki film, 1949 yılında Robert Rossen tarafından yönetilmiş aynı isimli filmin yeniden çevrimi. İlk filmin, En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu da dahil üç dalda Oscar kazandığını, aynı zamanda Robert Penn Warren imzalı romanın da Pulitzer ödüllü başarılı bir roman olduğunu belirtelim.
    • 1949
    • ABD
    • IMDb 7,4
    • 453
    • 0
    Exodus
    Tüm Bilgiler
    Exodus Aksiyon, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    Otto Preminger'in yönettiği Exodus - Eksodüs, 1947 yılında Yahudi soykırımından kurtulan 611 Musevi'nin Exodus gemisiyle Filistin'e gidişi ve bağımsız İsrail'in kuruluş sürecini konu ediniyor.
    • 1960
    • ABD,İsrail
    • IMDb 6.7
    • 530
    • 0
John Derek Haberleri Tümünü Gör
1950’li yılların sonunda Fransız Yeni Dalga akımı o güne dek geçerli olan klasik sinema anlayışını yerle bir ederken, mevcut yapıya karşı alternatif arayışların ve özellikle Amerikan Sineması’na hakim stüdyo sistemine karşı bağımsız bir duruşun Hollywood içindeki ilk kıvılcımını ise genç bir aktör ateşliyordu, hem de sinema tarihine geçecek ilginçlikte bir hikaye ile…
  •   371
  •   0
István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
  •   463
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   61
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   321
  •   0