John Alexander

  1. Winchester ’73
    Tüm Bilgiler
    Winchester ’73 Aksiyon, Western 
    Türkçe Altyazı
    Klasik Amerikan sinemasını ve Westerni sevenler, Anthony Mannın, John Fordun hemen yanına konması gereken bir usta olduğunu bilirler. Bu film, iki düşman kardeşin öldürülmüş bir baba ve çalınmış çok değerli bir eski silah çerçevesinde gelişen mücadelesini anlatır. Bu şiddet yüklü intikam öyküsünün sinema tarihi açısından önemi, Mannı ilk kez James Stewartla buluşturmasıdır.
    • 1950
    • ABD
    • IMDb 7.6
    • 663
    • 0
    A Tree Grows in Brooklyn
    Tüm Bilgiler
    A Tree Grows in Brooklyn Aile, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Betty Smith'in aynı adlı romanından uyarlanan, Elia Kazan'ın yönettiği A Tree Grows in Brooklyn - Bir Genç Kız Yetişiyor, 1900’lerin başında Brooklyn’de parlak ve yaratıcı bir kızın alkolik babasınına rağmen; çalışkan ve fedakar annesi ve kardeşleri ile bu ortamda büyüme aşamalarını, para kazanmasını ve aşk hikayelerini konu ediniyor.A Tree Grows in Brooklyn - Bir Genç Kız Yetişiyor, Oscar ödüllü bir film.
    • 1945
    • ABD
    • IMDb 8
    • 432
    • 0
    Mr. Skeffington
    Tüm Bilgiler
    Mr. Skeffington Dram, Romantik 
    Türkçe Dublaj
    Bette Davis, kardeşinin kumar borçlarını ödemek için sevmediği banker Bay Skeffington'la evlenen güzel bir sosyetik kadını oynuyor. Evlilik fazla sürmez, eski Bayan Skeffington arkasında kırık kalpler bırakarak erkekten erkeğe koşar. Fakat yakalandığı difteri hastalığı, yüzünde korkunç izler bırakınca güzelliği yok olur. Artık erkeklerin kalbini fethedemeyen orta yaşlı bir kadındır ama sonunda yıllar önce evlendiği, şimdi ise kör bir adam olan Bay Skeffington'da aşkı bulur.
    • 1944
    • ABD
    • IMDb 7.7
    • 558
    • 0
    Arsenic and Old Lace
    Tüm Bilgiler
    Arsenic and Old Lace Komedi, Suç 
    Türkçe Altyazı
    Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.
    • 1944
    • ABD
    • IMDb 8
    • 802
    • 0
John Alexander Haberleri Tümünü Gör
István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
  •   458
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   59
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   319
  •   0
"Hepimiz Kubrick'in çocuklarıyız, değil mi? Onun yapmadığı bir şeyi yapabilir misin ki?" (Paul Thomas Anderson)
  •   267
  •   1