Jo Kuk

  1. I Come with the Rain
    Tüm Bilgiler
    I Come with the Rain Gerilim 
    Türkçe Altyazı
    Los Angeles polis teşkilatından ayrılmış bir özel dedektif olan Kline, Çinli bir milyarderin kayıp oğlunu bulmak üzere Hong Konga gider. Kayıp Shitaoyu bulabilmek için eski yardımcısı Meng Ziye başvurur. Meng Zi artık Hong Kongda polis olarak görev yapmaktadır. Kline, Shitaoyu bulma girişiminde beklediği başarıyı gösteremez. İzlediği yol onu yerel bir gangster olan Su Dongpo ile onun uyuşturucu bağımlısı sevgilisi Liliye götürür. Bu esnada Kline, geçmişinde bıraktığı sandığı anıları ile boğuşmaktadır. Kline polis teşkilatından ayrılmasına sebep olan seri bir katile ait bu anılardan kurtulmadığı sürece arayışında başarılı olamayacağını anlar.
    • 2009
    • Fransa,Hong Kong,İngiltere,İrlanda,İspanya
    • IMDb 5.6
    • 151
    • 0
Jo Kuk Haberleri Tümünü Gör
Aktör, romancı, senaryo yazarı, tarot okuyucu, psikoterapist, mistik şair ve yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin sinemasal açıdan verimli bir hayatı olmuştur. Fando y Lis (1967), El Topo (Köstebek, 1970), The Holy Mountain (Kutsal Dağ,1973) ve Santa sangre (Kutsal Kan, 1989) ile birlikte Jodorowsky tarzı gerçeküstücü literatürdeki yerini almıştır. Jodorowsky sinemasında zaman algısı kırılmış, bir kişiye ve bir nesneye karşı oluşan duygular dönüşüme uğramış, nesnelerin içindeki olası felaket hissi aynı anda görülebilir hale gelmiştir. Filmlerinde ilkel olan düşünceler ve mistik öğretiler kimi zaman kronik karabasandan ayırt edilemeyen modern dünya yaşantısına sarmalanmaktadır. Dayatılan her türlü doktrine karşı “gerçeküstü yamyamlık” Jodorowsky sinemasının vazgeçilmezleri arasındadır. Şilili yönetmen, her şeyden çok çılgına dönmüş dünyanın cinnetlerine kendi paradoks, küstahlık ve mistik arayışıyla karşı koymuştur.
  •   281
  •   0
Bu çalışma, kristal-imgenin yalnızca geçmişin korunmuş katmanlarıyla ilişkili olmadığını; aynı zamanda geleceğe yönelen sanal olanaklar aracılığıyla da işleyebileceğini ileri sürmektedir.
  •   497
  •   0
Akira Kurosawa imzalı Raşomon (Rashomon), Japonya'daki vizyon tarihinden yaklaşık bir yıl sonra, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu başarıdan yedi ay sonra ise Akademi Ödülleri'nde onurlandırılarak En İyi Yabancı Dilde Film Oscar'ını kazanmıştır. Japonya'da film üretimi 1890'ların sonundan itibaren mevcut olsa da Japon sinemasının uluslararası arenada görünürlük kazanması ve kalıcı bir iz bırakması ancak 1950'lerdeki "Altın Çağ" dönemiyle mümkün olmuştur.
  •   334
  •   0
Bir süreliğine, Soğuk Savaş kutuplaşmalarının devlet destekli sanat tüketiminin son altın çağı olduğu düşünülmüştü. Ancak günümüzde Avrupa çapında yeniden yükselişe geçen milliyetçilik, propaganda söylemlerine beklenmedik bir geri dönüş yaşatıyor. Nitekim, şovenist hükümetler ve ürkütücü milliyetçi hareketler, sinemayı kendi davalarının önemli bir sözcüsü – ve eleştiri söz konusu olduğunda, ulusal onurlarına yönelik bir tehdit – olarak yeniden keşfetti. Sinema her zaman bir kültürel diplomasi meselesi de olsa, son dönemde uluslararası festivaller, eleştirmenler ve sinemaseverlerce neredeyse tamamen övülen iki filme yönelik millî öfke patlamaları yaşandı: Polonya yapımı Ida (2013) ve Rus yapımı Leviathan (2014). Bu filmler, kendi yapımcılarının ülkelerini "yeterince temsil etmemekle" suçlanarak, özellikle Batı'dan aldıkları övgüler nedeniyle vatan haini ilan edildi. Yurtdışındaki başarı, kültürel ihanet; eleştiri ise vatan hainliği sayılıyor.
  •   582
  •   0