Ina De La Haye

  1. Anastasia
    Tüm Bilgiler
    Anastasia Biyografi, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Fransa’da geçen film, Çar Nicholas II ve İmparatoriçe Alexandra Feodorovna’nın en küçük kızı olan Rus Büyük Düşesi Anastasia Nikolaevna’ya benzeyen bir kadının öyküsünü anlatmaktadır. Rivayete göre Anastasia ailesinin idamından sağ kurtulmuştur. Eski Beyaz Rus Komutanı Bounine ve ortakları, Rus aristokrasisinin güvence altına aldığı 10 milyon poundluk bir mirası çözmeleri için Anastasia’ya ihtiyaçları vardır. Bununla birlikte, planlarına yönelik en büyük engel sürgündeki İmparatoriçe Marie Feodorovna’dır. Çünkü onu ikna etmeden sonuca ulaşmaları mümkün olamayacaktır.
    • 1956
    • ABD
    • IMDb 7
    • 395
    • 0
Ina De La Haye Haberleri Tümünü Gör
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   59
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   319
  •   0
Son 100 yıldır, Hint sineması, devasa kültürünün bir aynası olmuş ve Hint toplumunun kültür, gelenekler ve genel yaşam tarzı açısından nasıl dönüşüm geçirdiğini tamamen olmasa da kısmen yansıtmıştır. Başlıca dil olan Hintçe çekilen filmler küresel ölçekte dalga yaratırken, bölgesel dillerde çekilen filmler de işledikleri konular itibarıyla yaratıcılık ve yenilikçilikte onlardan geri kalmamıştır. Martin Scorsese, Quentin Tarantino, Baz Luhrmann gibi yönetmenler, bir noktada Hint filmlerinin kendi film yapım tarzları üzerindeki etkisini kabul etmişlerdir. Satyajit Ray her ne kadar Batı'da Hint sinemasının yüzü olagelmişse de, dünya sineması üzerinde etki bırakmış birçok Hintli film yapımcısı olmuştur. Aşağıdaki 15 film, aslında gelecekteki filmler için standartları belirleyen filmlerdir. Lagaan (2001), Monsoon Wedding (2001) ve Lunchbox (2013) gibi son uluslararası başarılar, büyük ölçüde bu filmlerin sağladığı ilk tanınırlığa borçludur. Bu filmler, Hint Sineması'nın henüz büyümeye ve gerçekten küresel bir kimliğe dönüşmeye yönelik ilk adımlarını attığı dönemin bir parçasıydı. Bu liste, Hint filmlerinin ölçek ve kapsam açısından nasıl ilerleme kaydettiğini yansıttığı için, listeyi kronolojik bir sırayla hazırladık.
  •   632
  •   0
Bu makale, ilk olarak Richard Candida Smith editörlüğünde yayımlanan "Art And The Performance Of Memory: Sounds And Gestures Of Recollection" (Hafızanın Sanatı ve Performansı: Hatırlamanın Sesleri ve Jestleri) adlı kitapta, Routledge yayınevinin "Bellek ve Anlatı" serisinde (New York, 2002) yer almıştır. (1)
  •   355
  •   0