Antonio Lara

  1. Redes
    Tüm Bilgiler
    Redes Criterion Collection, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Kazancıyla gerekli tıbbi bakımı karşılayamadığı için oğlunu kaybeden Meksikalı yoksul bir balıkçı, kendisinin ve çok sayıdaki meslektaşının, çalıştıkları açgözlü bir adam ve yasaları onun menfaatlerine göre çıkaran yozlaşmış bir politikacı tarafından ne kadar kötü sömürüldüğünün farkına varır.Kariyerinin başlarında, Avusturya doğumlu ve geleceğin Oscar ödüllü yönetmeni Fred Zinnemann, Emilio Gómez Muriel ile birlikte, politik ve duygusal açıdan yürek burkan "Redes" filminin yönetmenliğini üstlendi. Meksika Körfezi'nde balıkçılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan insanların (çoğunlukla gerçek balıkçılar tarafından canlandırılan) günlük zorlu mücadelesini belgesel tadında ve etkileyici bir dille dramatize eden bu filmde, bir işçinin yaşadığı korkunç kayıp, kendisinin ve iş arkadaşlarının siyasi bir uyanış yaşamasına öncülük eder. Yeteneklerin benzersiz bir buluşması olan "Redes", ilerici Meksika hükümeti tarafından ısmarlanmış olup, efsanevi fotoğrafçı Paul Strand tarafından yazılmış ve muhteşem bir şekilde görüntülenmiştir.
    • 1936
    • Meksika
    • IMDb 7,0
    • 381
    • 0
Antonio Lara Haberleri Tümünü Gör
’Gerçekleştirdiğim bu çalışmada sinema tarihinin köşe taşlarından , modernizmin 7.sanattaki öncülerinden olan İtalyan yönetmenin sanat anlayışı, sinemayı algılama biçimi çeşitli kaynaklardan edinilmiş bilgilerle, öznel görüşlerimin bir harmanı şeklinde ele alınmış, yönetmenin 14 uzun metraj filmi sinemasını etkileyen siyasal, toplumsal ve felsefi bağlamı içinde bütüncül bir bakış açısıyla sunulmaya çalışılmıştır.’’
  •   502
  •   0
Latin Amerika, dünya sinemasının en inanılmaz filmlerinden bazılarını üretmiş olsa da, en büyük eserlerinin çoğu, kendi ülkeleri dışında şaşırtıcı derecede bilinmiyor. Birkaç yönetmen uluslararası tanınırlık kazanmış olsa da, yeniden keşfedilmeyi bekleyen uzun bir harika film tarihi var. Bu liste, bölgeden (Brezilya hariç) on az bilinen mücevheri bir araya getiriyor.
  •   211
  •   0
István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
  •   557
  •   0
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   409
  •   0