Won Bin

  1. Taegukgi hwinalrimyeo
    Tüm Bilgiler
    Taegukgi hwinalrimyeo Aksiyon, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Leeyi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seokun hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...
    • 2004
    • Güney Kore
    • IMDb 8
    • 213
    • 0
    Madeo
    Tüm Bilgiler
    Madeo Gerilim, Gizem 
    Türkçe Altyazı
    Uzun süredir dul olan bir anne tek evladıyla yalnız yaşamaktadır. Oğlan 28 yaşında, çekingen ve sessiz bir genç adamdır. Korkunç bir cinayetin arından, kadının yetersiz, aciz oğlu baş şüpheli görülür. Aleyhinde gerçek bir kanıt yoktur, fakat polis onunla ilgili yersiz kuşkuya kapılır. Dosyayı kapamak için sabırsızlanan polis, baştan savma soruşturmalarından memnun bir şekilde çocuğu tutuklar. Savunma avukatı beceriksiz ve güvenilmez çıkar. Başka seçeneği kalmayınca, oğlunun masumiyetini ispatlamaya karar veren anne olaya karışır. Başroldeki kadın oyuncu aynı zamanda Düşlerimin Prensi dizisinde ana kraliçeyi oynuyordu.
    • 2009
    • Güney Kore
    • IMDb 7.8
    • 1.138
    • 0
    Ajeossi
    Tüm Bilgiler
    Ajeossi Aksiyon, Gerilim 
    Türkçe Altyazı
    Eski bir özel ajan olan CHA Tae-sik'in dış dünya ile tek bağlantısı yakınlarda yaşayan küçük bir kız, So-mi'dir. So-mi'nin annesi Hyjeong bir uyuşturucu kaçaklığı çetesinden uyuşturucu çalar ve Tae-sik'e haber vermeden malları onun evinde saklar. Bunu öğrenen çete liderleri Hyo-jeong ve So-mi'yi kaçırırlar. Tae-sik'i hafife alan çete lideri kardeşler, kendileri için bir teslimat yapması karşılığında Hyo-Jeong ile So-mi'yi serbest bırakacaklarına dair söz verirler. Uzun uzun düşündükten sonra Tae-sik, So-mi'yi kurtarmak için dünyayla yüzleşmeye karar verir. Bu arada Hyo-jeong'un bağırsakları çıkarılmış cesedi bulunur ve Tae-sik, So-mi'nin hayatının da tehlikede olabileceğinin farkına varır. Süreç içinde uyuşturucu halkasının kaçırılan çocuklar etrafında döndüğünü keşfeder. Kardeşlerin uyuşturucuyu yerleştirmek için çocukların iç organlarını çıkardıkları bir fabrikaya baskın yapan Tae-sik bir çocuğu ameliyattan hemen önce kurtarır ve So-mi'nin ölmüş olabileceği ihtimali ile deliye döner. Tae-sik hayatını tehlikeye atarak Man-sik ve Jon-sik kardeşlerle bir savaşa hazırlanır.Ajussi filmi, 31. Blue Dragon Film Ödülleri En İyi Film En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dahil olmak üzere dokuz ödül için aday gösterildi...Ajussi bu yıl piyasaya giren filmler arasında en yüksek bilet satışı ile (6.220.000) sinema severler tarafından en çok izlenen film olmuştur.
    • 2010
    • Güney Kore
    • IMDb 7.8
    • 1.017
    • 0
Won Bin Haberleri Tümünü Gör
Yıllarca telefon melodim olan Yumeji’s Theme’i her duyduğumda ağır ağır, bastığım her adımı hissederek, elimin dokunduğu her yerde iz bıraktığımı fark ettirecek lirik bir yavaşlıkta hareket etmeme; küçükken en sevdiğim şarkının California Dreaming olduğunu ergenliğimde hatırlatarak bugünüme yepyeni anlamlarla taşımama ve tüm bunların ötesinde söylenememiş sözlerin, yarım kalmış dokunuşların, yitik geçmişin, yalnızlığın ağırlığını daha iyi görüp kucaklamama vesile olan Wong Kar-Wai kim bilir başkalarına nasıl dokunmuştur ve daha da dokunacaktır.
  •   495
  •   0
100 Maddede Ingrid Bergman
  9 Şubat 2026

100 Maddede Ingrid Bergman

Milyonlarca kez söyledim ve tekrar söyleyeceğim: Ingrid Bergman'ı seviyorum. Bu efsanenin (ya da belki de büyük harflerle EFSANEVİ demeliyim) doğumunun üzerinden bir asır, vefatının üzerinden 33 yıl geçtiği için bugün oldukça özel bir gün. Ona olan sevgim kelimelerle anlatılamaz ve bunu ifade etmem mümkün olsa bile sıkılırdın çünkü sonsuza kadar devam edebilirim. Her neyse, bugün normal bir gün değil, bu yüzden “normal” bir doğum günü girişi işe yaramaz. Bu yüzden bu girişi yazmaya karar verdim: 100. doğum gününde Ingrid Bergman hakkında bilmeniz gereken 100 şey.
  •   50
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   95
  •   0
Sinemayı, kültürü, güzel sanatları ve müziği seven, hikayelerini kendi yaşadığı hayattan ziyade diğer sanat eserlerinden elde ettiği hayal gücüyle yeniden kurgulayan Park Chan-wook, felsefi içerikleri kadar aşırı şiddet içeren hikayeleriyle tartışılan, kanlı ve vahşet dolu filmleri nedeniyle Kore sinemasının Tarantino'su olarak anılan bir yönetmen.
  •   178
  •   0