Richard Ward

  1. Nothing But A Man
    Tüm Bilgiler
    Nothing But A Man Criterion Collection, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Michael Roemer'ın yakın çalışma arkadaşı Robert M. Young tarafından hassasiyetle çekilen çığır açan ilk uzun metrajlı filmi, şiddetli önyargılar karşısında insanlığın hâlâ yankılanan bir ifadesidir. Sivil haklar hareketinin doruk noktasında çekilen Nothing but a Man, ayrımcılık ve ekonomik güvencesizliğin gündelik zorluklarıyla yüzleşen güneyli siyahi bir demiryolu işçisinin (Ivan Dixon) yeni eşiyle (cazın büyük ismi Abbey Lincoln) yuva kurmaya ve babasının (Julius Harris) izini sürmeye çalışırken çizdiği dürüst portre aracılığıyla sistematik ırkçılığın bedelini gözler önüne seriyor. Malcolm X'in hayranlığını kazanan ve artık Amerikan sinemasının dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen bu hassas film, toplumsal eleştirisini unutulmaz karmaşıklık ve gerçeklikteki karakterlerle temellendiriyor.
    • 1964
    • ABD
    • IMDb 7.9
    • 156
    • 0
    Brubaker
    Tüm Bilgiler
    Brubaker Dram 
    Türkçe Altyazı
    Arkansas'taki Wakefield cezaevinde bazı olaylar gelişmektedir. En hafifi rüşvetle başlayan bu olumsuzluklar zincirinin dışarıya yansımayan halkaları, işkence, cinayet, yolsuzluk, cinsel taciz vb.den oluşmaktadır. İdealist biri olan Henry Brubaker (Robert Redford), cezaevine müdür olarak atanır. Ancak görevine normal yollardan başlamak yerine içeriye bir tutuklu kılığında girerek olayları kendi görmek ister. İnsan haklarına yönelik çabaları, mahkumlar arasında destek bulan Brubaker, cezaevi yönetiminin ve valinin hedefi haline gelmiştir.
    • 1980
    • ABD
    • IMDb 7.2
    • 728
    • 0
Richard Ward Haberleri Tümünü Gör
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   61
  •   0
Psikolojik gerilim ile sıradan bir gerilim arasındaki fark nedir? Adından da anlaşılacağı gibi, bu ayrım temelde zihinle ilgilidir. En iyi örneklerde, karakterlerin ruhsal durumlarına özel bir önem verilir ve gerilimin kendisi, bu motivasyonların hikayenin akışını nasıl şekillendirdiğinden doğar. Bu, kulağa fazla entelektüel gelebilir ancak en büyük psikolojik gerilimler, izleyicinin tüylerini diken diken eden temel korkular, travmalar ve yanılsamalarla oynar. Özellikle sorunlu bir gencin de bir zamanlar dediği gibi, hepimiz zaman zaman biraz deliye döneriz. İşte bu, türü bu kadar tanıdık ve ürkütücü kılan şeydir.
  •   795
  •   0
"Hepimiz Kubrick'in çocuklarıyız, değil mi? Onun yapmadığı bir şeyi yapabilir misin ki?" (Paul Thomas Anderson)
  •   273
  •   1
Sex Pistols'ın ilk canlı performansı ile Margaret Thatcher'ın Muhafazakar Parti liderlik yarışında Edward Heath'i yenerek Birleşik Krallık'ın büyük bir siyasi partisinin ilk kadın lideri olarak tarihe geçmesi arasında geçen 1975 yılı, Britanya yaşamını şekillendiren çelişkili kültürel güçlerin bazı net işaretlerini sunuyordu. Birleşmiş Milletler'in "Uluslararası Kadın Yılı" ilanı ile "Cinsiyet Ayrımcılığı Yasası" ve "Eşit Ücret Yasası"nın yürürlüğe girmesi, ikinci dalga feminizmin somut kazanımlarıydı; ancak sürekli yükselen işsizlik oranı iç karartıcı bir haberdi. Futbol holiganizmi yaygındı; Avrupa entegrasyonu konusundaki ayrılıklar hem halk hem de hükümet düzeyinde belirgindi. Ve haziran ayında kar yağdı.
  •   170
  •   0