Paul Ford

  1. The Russians Are Coming the Russians Are Coming
    Tüm Bilgiler
    The Russians Are Coming the Russians Are Coming Komedi, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    Soğuk Savaş zamanı, bir Rus denizaltısının kaptanı Amerika'ya bakmak için Massachusetts'teki Gloucester Adası'na çok yaklaşınca denizaltı mahsur kalır. Teğmen Rozanov komutasındaki dokuz kişilik bir ekip, denizaltını serbest bırakmak için bir motorlu tekne aramak üzere karaya çıkar ve New York'lu yazar Walt Whittaker'ın hafta sonunu Gloucester'da ailesiyle birlikte geçirdiği yazlık evine gelir. Rus olduklarını anlayınca bunun bir işgal olduğuna inanılır. Kısa süre sonra bilgi sızar, küçük köyün sakinleri arasında histeriye ve paranoyaya yol açar.
    • 1966
    • ABD
    • IMDb 7
    • 211
    • 0
    All the King’s Men
    Tüm Bilgiler
    All the King’s Men Dram, Film-Noir 
    Türkçe Altyazı
    Popülizm ve hırsın aynı bünyede birleştiği bir politikacı olan Willie Stark, hedefi uğruna herşeyi göze alan ve mubah sayan bir kişiliktir. Bu özelliği, ilk zamanlarda başarı kazanmasını sağlasa da, sonradan hızla düşüşe geçen kariyerinin de baş nedeni olacaktır. Steven Zaillian yönetimindeki film, 1949 yılında Robert Rossen tarafından yönetilmiş aynı isimli filmin yeniden çevrimi. İlk filmin, En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu da dahil üç dalda Oscar kazandığını, aynı zamanda Robert Penn Warren imzalı romanın da Pulitzer ödüllü başarılı bir roman olduğunu belirtelim.
    • 1949
    • ABD
    • IMDb 7,4
    • 453
    • 0
    Advise and Consent
    Tüm Bilgiler
    Advise and Consent Dram 
    Türkçe Altyazı
    Robert Lefingwell, başkan tarafından dışişleri bakanlığına aday gösterilmiştir. Ancak kabul edilmeden önce yeterliliğinin ölçülebilmesi için Senato tarafından bir takım soruşturmaya tabii tutulacaktır. Senato komitesinin idealist başkanı Brig Anderson, Leffingwell’in geçmişini araştırıp Komünist örgütlerle bağları olduğunu öğrendiğinde kendinin bu tarz bir politik kirliliğe hazır olmadığını anlar. Leffingwell verdiği ifadenin ardından suçsuz olduğunu ispatlar. Ancak Anderson onun yeminli ifade sırasında yalan söylediğini öğrenince başkandan Leffingwell’in adaylığını geri çekmesini ister. Bu olaylardan sonra senatör, kendi dolabındaki bir iskelet hakkında şantaj mektupları almaya başlayacaktır...
    • 1962
    • ABD
    • IMDb 7.7
    • 601
    • 0
    It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World
    Tüm Bilgiler
    It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World Aksiyon, Komedi 
    Türkçe Altyazı
    Birbirinden değerli sanatçıların rol aldığı filmde,virajlı bir yolda çok süratli giden bir araba uçuruma yuvarlanır..Kazayı gören araçların sürücüleri,ağır yaralanan kazazedeye yardım için yanına gittiklerinde ölmek üzere olan adam onlara W'nun altındaki hazineden söz eder ve ölür.Hepsi birbirinden uyanık olan kazanın tanıkları,birden her şeyi unutup hazinenin peşine düşerler..Aralarında zamana karşı müthiş bir yarış başlamıştır..W'nun ne olduğunu bulan,paraya da konacaktır..Komedi Filmlerinin önde gelenlerinden biri..
    • 1963
    • ABD
    • IMDb 7.5
    • 644
    • 0
Paul Ford Haberleri Tümünü Gör
Robert Redford, hem parlak yıldızlar dünyasının kalıcı ikonu hem de Amerikan bağımsız sinemasının duayeni olarak, genellikle karşı çıktığı şeylerle tanımlanagelmiştir. Kaliforniya banliyösündeki yetişme tarzından sıkılan doğal bir atlet olan Redford, istemeden de olsa 'Beyaz Anglo-Sakson Protestan' (WASP) Amerikası'nın simgesi haline geldi. 70'lerin Hollywood'unda, çoğu İtalyan veya Yahudi kökenli koyu saçlı, dinamik oyuncuların döneminde Redford, eski tarz bir başrol oyuncusu olarak kaldı. Yırtıcı ve aslana benzeyen yakışıklılığıyla, onu sıradan bir bakkalda saklanmış halde hayal etmek neredeyse imkansızdı.
  •   587
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   59
  •   0
Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.
  •   520
  •   0
Psikolojik gerilim ile sıradan bir gerilim arasındaki fark nedir? Adından da anlaşılacağı gibi, bu ayrım temelde zihinle ilgilidir. En iyi örneklerde, karakterlerin ruhsal durumlarına özel bir önem verilir ve gerilimin kendisi, bu motivasyonların hikayenin akışını nasıl şekillendirdiğinden doğar. Bu, kulağa fazla entelektüel gelebilir ancak en büyük psikolojik gerilimler, izleyicinin tüylerini diken diken eden temel korkular, travmalar ve yanılsamalarla oynar. Özellikle sorunlu bir gencin de bir zamanlar dediği gibi, hepimiz zaman zaman biraz deliye döneriz. İşte bu, türü bu kadar tanıdık ve ürkütücü kılan şeydir.
  •   790
  •   0