Kim Director

  1. He Got Game
    Tüm Bilgiler
    He Got Game Dram, Spor 
    Türkçe Altyazı
    Spike Lee’nin “He Got Game”i dramatik kurgusu sağlam bir spor filmi. 6 senedir cezaevinde olan Jake şartlı tahliyeyle salıverilir. Fakat serbest kalmasındaki rolü olan kişi, son derece yetenekli bir basketbol oyuncusu olan oğlu Jesus’la konuşmasını ve Vali’nin mezun olduğu Big State Üniversitesi’ne girmesi için ikna etmesini ister. Denzel Washington ile yıldız basketbolcu Ray Allen’in baba-oğulu oynadıkları film, basketbolseverlerin büyük keyif alacakları bir yapım.
    • 1998
    • ABD
    • IMDb 6.9
    • 148
    • 0
    Split
    Tüm Bilgiler
    Split Gerilim, Korku 
    Türkçe Altyazı
    Güvenilir psikiyatr Dr. Fletcher, Kevin adlı hastasının en az 23 farklı kişiliği bünyesinde barındırdığını kanıtlamıştır. Ancak henüz tamamen ortaya çıkmamış son bir kişilik vardır ki, meydana çıktığında diğer kişilikleri süpürecek çok vahşi bir karakterin habercisidir. Bu dizginlemesi zor gücün etkisiyle Kevin, 3 genç kızı kaçırıp yaşadığı yerde alıkoyar. Hırslı ve kararlı Caseynin önderliğinde gençler hayatta kalabilmek için, Kevin içindeki şeytani güce tamamen boyun eğmeden önce oradan kaçmak zorundadırlar.
    • 2017
    • ABD
    • IMDb 7.3
    • 227
    • 0
    Summer of Sam
    Tüm Bilgiler
    Summer of Sam Gerilim, Romantik 
    Türkçe Altyazı
    1977 yılının New York'unda David Berkowitz adlı seriyal cinayetler işleyen bir katil ortalığa dehşet saçmakta. Şehirde büyük bir paranoya hakim. O yaz New York, tarihindeki en sıcak yazı yaşıyordu. Manhattan'daysa Stüdyo 54 adlı bir gece klübü çok çok modaydı. "Son of Sam" olarak anılan bu katilin gerisinde bıraktığı ceset sayısı arttıkça şehirdeki tansiyon da iyice yükseliyor…Spike Lee, New York tarihinin ünlü isimlerinden Berkowitz'in hayatını İtalyan-Amerikan mahelleleriyle buluşturuyor. Film, içerdiği şiddet sahneleri nedeniyle de pek çok ülkede konuşulacağa benziyor..
    • 1999
    • ABD
    • IMDb 6.7
    • 454
    • 0
Kim Director Haberleri
Mikio Naruse’nin külliyatı hakkında yazan eleştirmenler, kaçınılmaz olarak olumsuz karşılaştırmalara ve eksiklikler listesine düşerler. Japon auteur’ler panteonuna geç dahil olmuş bir isim olarak Naruse, daima Kurosawa, Ozu ve Mizoguchi’nin altında değerlendirilmiştir. Şikâyetlerin ortak bir nakaratı vardır. Naruse içsel, ev içi dramlar yapmıştır ama onun işleri Ozu’nun eserleri kadar oyunbaz ya da sevimli değildir. Ozu ile birlikte Shochiku’nun Kamata stüdyolarında çıraklık yapmıştır, ama ya o stüdyonun hafif, eğlenceli üslubunu öğrenememiş ya da öğrenmek istememiştir. Israrla ağır, kasvetli ve depresif olmaya devam ettiği için oradan ayrılmasına memnuniyetle göz yumulmuştur. İki altın çağı kucaklayan klasik bir yönetmendir, ancak onun eserleri Bordwell’in kutladığı Japon sinemasının kendine özgü biçimsel süslemelerini ya da Burch’un betimlediği Japon estetik pratiğinin radikal sapmalarını örneklemez. Kadın melodramları çekmiştir, ama bunlar ne üslup açısından ne de duygusal yoğunluk açısından Mizoguchi’ninkiler kadar incelikle etkileyicidir.
  •   552
  •   0
Hem İtalya'da hem de yurt dışında geniş çapta tanınan ve saygı duyulan Francesco Rosi, yarım yüzyıl boyunca yoğun bir şekilde yüklü, politik olarak angaje ve sosyal olarak kendini adamış bir sinema uygulamaya devam etti ve bu da ona haklı olarak İtalya'nın sinematik "yurttaşlık cesareti şairi" unvanını kazandırdı.
  •   278
  •   0
Tarih boyunca resim, heykel, müzik, edebiyat, sinema gibi sanat dallarının erkek temsilcileri olduğu kadar kadın temsilcileri de mevcuttur. Ancak bu mevcudiyet, söz konusu sanat dallarına ilişkin literatür çalışmalarında kadın sanatçıların da erkek sanatçılar kadar yer alabildiği anlamına gelmemektedir. Kadın sanatçıların sanatlardaki görünmezlik sorunsalı, bu sanat dallarında kadın temsilcilerin olmaması ile değil, kadın sanatçıların literatür çalışmalarında görünmez kılınması ile doğru orantılıdır. Dolayısıyla kadın sanatçıların hayatlarını yazmak; kadınların da sanatsal faaliyetlerde başarılı oldukları gerçeğini belgelemek ve onları da “geleneksel olarak benimsenen tarihsel çerçeveye yerleştirmek” açısından önem taşımaktadır (Berktay, 2012: 15). Kadın sanatçılar üzerine yapılan özellikle monografik çalışmalar, kadın sanatçıların görünür kılınması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmalar, kadın sanatçıların sayısının yadsınamayacak kadar fazla olduğunu, yalnızca literatürün dışında bırakılmak suretiyle görünmez kılındıkları gerçeğini ifşa etmektedir.
  •   339
  •   0