Ken Jacobs

  1. As I Was Moving Ahead Occasionally I Saw Brief Glimpses of Beauty
    Tüm Bilgiler
    As I Was Moving Ahead Occasionally I Saw Brief Glimpses of Beauty Belgesel, Biyografi 
    Türkçe Altyazı
    Jonas Mekas'ın günlük hayatın küçük anlarını, anıları ve şiirsel görüntüleri kaydettiği kişisel sinema denemesi olarak bilinir. Yönetmen Jonas Mekas, 30 yılı aşkın özel ev filmi çekiminden uzun metrajlı bir anlatı oluşturarak kişisel hayatına samimi bir bakış sağlıyor.
    • 2000
    • ABD
    • IMDb 8,2
    • 652
    • 0
    Diaries Notes and Sketches
    Tüm Bilgiler
    Diaries Notes and Sketches Belgesel 
    Türkçe Altyazı
    Jonas Mekas'ın yönettiği Diaries Notes and Sketches (Walden) belgeselinde, 6 film makarası içinde benlik, aile, arkadaş, çift ve idol gibi hayat hakkında bir çalışma gerçekleştiriliyor.
    • 1969
    • ABD
    • IMDb 7,4
    • 610
    • 0
    Lost, Lost, Lost
    Tüm Bilgiler
    Lost, Lost, Lost Belgesel 
    Türkçe Altyazı
    1976 yapımı belgesel Lost, Lost, Lost; Jonas Mekas'ın, New York'ta bir hayat kurarken ve bir sanat topluluğu keşfettiği ilk yıllarını belgeliyor.
    • 1976
    • ABD
    • IMDb 7,4
    • 709
    • 0
Ken Jacobs Haberleri
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   104
  •   0
Sanat ve politika arasındaki ilişki her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Sinemanın da görsel ve işitsel imkanları sayesinde politikayla olan ilişkisi göz ardı edilemez. Proletaryanın tarih sahnesine çıkışıyla birlikte grevler, lokavtlar ve sendikalar da perdeye yansımaya başlamıştır. Bu tezde “Politik Sinema Örneği Olarak Ken Loach sineması ve iki filmi olan “Riff- Raff” (Ayaktakımı) ve “I, Daniel Blake” (Ben, Daniel Blake)” filmlerinde İşçi Sınıfının sunumları incelenmiştir.
  •   529
  •   2
Çekildiği dönemin ekonomik, siyasi ve kültürel atmosferini başarı ile yansıtan filmler vardır; üzerinden uzun yıllar da geçse izlemeye başladığımız anda o güne gider ve olayların akışına kapılırız. Kieślowski başyapıtı Dekalog’u izlerken de kendimizi seksenlerin kaotik ve gri Polonya’sından buluyor; komünizm sonrası hızla değişen ülke düzeninde yaşamlarını sürdürmeye çalışan kahramanlarımızın hikayelerine tanık oluyoruz.
  •   274
  •   0