Kara Hui

  1. Yim ji kau
    Tüm Bilgiler
    Yim ji kau Criterion Collection, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Rouge, Hong Kong İkinci Yeni Dalga akımının bu simge filminde, kuir melodram sinemasının öncü ustası Stanley Kwan’ın yönetiminde, Cantopop efsaneleri Anita Mui Yim-fong ve Leslie Cheung Kwok-wing’in o kendine has, çift cinsiyetli (androjen) cazibesiyle hayat bulan iki bahtsız aşığı beyaz perdeye taşıyor. 1930'ların Hong Kong’unda, ihtişamlı çayhanelerin gölgesinde bir ölüm anlaşmasıyla intihara sürüklenen mütevazı bir fahişe ile varlıklı bir ailenin hayta varisi arasındaki trajik aşkı anlatan film, geçmiş ile günümüz arasında bir köprü kuruyor. Elli yıl sonra, yarım kalmış bir tutkunun peşinden şehre geri dönen kadın, zamanın kendisi kadar illüzyonist bu aşkı yeniden alevlendirme arayışına genç bir çifti de (Alex Man Chi-leung ve Emily Chu Bo-yee) ortak ediyor. Göz alıcı mizansenleri ve ruhu sarmalayan o derin melankolisiyle bu hisli hayalet hikayesi, hem yitip giden aşklara hem de tarihin kaybolan izlerine yakılmış, zamana meydan okuyan zarif bir ağıttır.
    • 1987
    • Hong Kong
    • IMDb 7.3
    • 514
    • 0
Kara Hui Haberleri Tümünü Gör
“Papa’nın sineması öldü,” 1960’lar ve 70’lerde ticari kaçışçılık içinde durağanlaştığını düşündükleri bir sektörü yeniden canlandırma kararlılığındaki bir Alman yönetmen kuşağının sloganıydı.
  •   300
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   219
  •   0
2024 yılının Ocak ayının ortalarında Çin Halk Cumhuriyeti Film Bürosu, Jia Zhangke’nin “yönetmenlik yetkinliklerinin” “yeniden iade edildiğini” duyurdu.
  •   439
  •   0
Aktör, romancı, senaryo yazarı, tarot okuyucu, psikoterapist, mistik şair ve yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin sinemasal açıdan verimli bir hayatı olmuştur. Fando y Lis (1967), El Topo (Köstebek, 1970), The Holy Mountain (Kutsal Dağ,1973) ve Santa sangre (Kutsal Kan, 1989) ile birlikte Jodorowsky tarzı gerçeküstücü literatürdeki yerini almıştır. Jodorowsky sinemasında zaman algısı kırılmış, bir kişiye ve bir nesneye karşı oluşan duygular dönüşüme uğramış, nesnelerin içindeki olası felaket hissi aynı anda görülebilir hale gelmiştir. Filmlerinde ilkel olan düşünceler ve mistik öğretiler kimi zaman kronik karabasandan ayırt edilemeyen modern dünya yaşantısına sarmalanmaktadır. Dayatılan her türlü doktrine karşı “gerçeküstü yamyamlık” Jodorowsky sinemasının vazgeçilmezleri arasındadır. Şilili yönetmen, her şeyden çok çılgına dönmüş dünyanın cinnetlerine kendi paradoks, küstahlık ve mistik arayışıyla karşı koymuştur.
  •   295
  •   0