István Dégi

  1. Isten Hozta Örnagy úr
    Tüm Bilgiler
    Isten Hozta Örnagy úr Dram, Komedi 
    Türkçe Altyazı
    Isten Hozta Örnagy úr (The Toth Family) filminde; İkinci Dünya Savaşı esnasında Kuzey Macaristan’daki küçük bir köyde yaşayan Tóth ailesini, oğulları Gyula’nın komutanı olan binbaşı istirahat nedeniyle ziyaret eder. Oğullarının hayatını kolaylaştırma hayalleri kuran aile, ziyaretçi komutanı memnun etme olayını abartınca komik şeyler yaşanacaktır.
    • 1969
    • Macaristan
    • IMDb 8,1
    • 412
    • 0
    Az ötödik pecsét
    Tüm Bilgiler
    Az ötödik pecsét Dram, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    Film, Macar tarihinin en utanç verici dönemi olan Macar Nazi Örgütü "Arrow Cross"un terör estirdiği seneler olan 1944-45 kışında bir avuç insanın hayatlarının tepetaklak olmasının öyküsünü anlatır. Üç adam; saatçi Gyurica, doğramacı Kovacs ve kitap satıcısı Kiraly, her akşam bir bardak şarap eşliğinde gevezelik etmek için Budapeşte'nin işçi sınıfının oturduğu bir semtindeki, "arkadaşları" Bela'nın meyhanesinde toplanırlar. Çok çalışan bu dürüst ve sıradan insanlar, hayattan beklentileri ve istekleri üzerine konuşurlar. Aynı mantığı paylaşan ve yüreklerini birbirlerine açan bu insanlar, ahlak, güç, yardımseverlik ve günahkarlık üzerine yeterince açık bir şekilde fikirlerini söylerler. Yüksek şeylerde gözleri yoktur, tüm istedikleri "bu kanlı savaş"tan sıyrılmaktır. Bir akşam meyhanede beliren bir adam, bu küçük gruba katılır; tek bacaklı bir fotoğrafçı ve neredeyse göze çarpmayacak kadar silik olan bu adamın adı Keszi'dir. Saatçinin aralarında yeni birinin olduğu konusunda uyarılarda bulunmasına rağmen her zamanki gevezeliklerini sürdürürler. Fakat bir noktada, fotoğrafçı ilgi odağı olur. Saatçi, sohbeti ahlaki bir konuya çekmiştir. "Diyelim ki" der arkadaşlarına "şu anda burada bulunan herkese ya bir esir ya da elinde tüm güçleri toplamış bir bey olmak fırsatı tanınıyor, hangisini seçerdiniz?" Bu film, sinir bozucu bir itiraf. "Küçük insan"ın sabrı, yardımseverliği ve inancı üzerine bir hesaplaşmadır. Ve aynı zamanda Tiran ve Şeytan hakkında acımasız bir hükümdür.
    • 1976
    • Macaristan
    • IMDb 8.7
    • 718
    • 0
István Dégi Haberleri
Usta macar yönetmen Istvan Szabo’nun iktidarların karşısındaki bireylere mercek tuttuğu üçlemesi, en bilineni ve aynı zamanda üçlemenin de ilk filmi olan Mephisto haricinde sırasıyla Oberst Redl (Albay Redl) ve Hanussen’den oluşuyor.
  •   164
  •   0
István Szabó’nun Klaus Maria Brandauer ile etkileyici iş birliklerini (Mephisto, 1981; Albay Redl, 1984; Hanussen, 1988) içeren Blu-ray kutu setinin nihayet yayımlanması, Avrupa'nın kendine özgü sinema kültürlerinden birine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi.
  •   463
  •   0
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   61
  •   0