Fred Baker

  1. Dawn of the Dead
    Tüm Bilgiler
    Dawn of the Dead Gerilim, Korku 
    Türkçe Altyazı
    Philadelphia özel polis gücünden iki memur, Peter ve Roger (Ken Foree Scott ve H. Reiniger), beyin yiyen zombiler tarafınça ele geçirilen bir apartmanı temizledikten sonra yakındaki bir TV istasyonuna sığınırlar. Burada tanıştıkları iki televizyoncuyu da yanlarına alarak helikopterle binadan kaçarak bir alışveriş merkezine ulaşırlar. Erzak almak üzere kısa bir süre için uğradıkları alışveriş merkezinde hesapladıklarından daha fazla kalmaları gerekecektir, nedeniyse anlaşılmayan bir sebepten tüm zombiler bu binaya girmeye çalışmaktadır. Yönetmenin, 70'lerin tüketim toplumunu ve insan doğasını zombileri kullanarak eleştirdiği bu kült filmi, bununla birlikte dönemin önemli konularından ırkçılığı da mesaj olarak iletiyor.
    • 1978
    • ABD,İtalya
    • IMDb 7.8
    • 3
    • 0
Fred Baker Haberleri
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   95
  •   0