Ferenc Elek

  1. The Door
    Tüm Bilgiler
    The Door Dram 
    Türkçe Altyazı
    İki kadının arkadaşlığı nereye varabilir? Sinemasal öykülerin ustası Macar yönetmen István Szabó'nun 1960'larda geçen son filmi işte bu sınırları keşfe çıkıyor. Filmin başrollerinde bütün karizmasıyla Helen Mirren ve Başkalarının Hayatı filminden tanıdığımız Martina Gedeck var. Roman yazarı olmak isteyen Magda, günlük işlerinde yardımcı olması için yaşlı çamaşırcı Emerenci ikna eder. Hizmetleri kusursuz olsa da Emerenc huysuz, ters ve katıdır. Geçmişi meçhuldür; kasabada hakkında şüphe ve dedikodular yürümektedir. Zamanla, tüm tuhaflıklarına rağmen Emerenc ile Magda arasında garip olduğu kadar sağlam bir bağ kurulacaktır.
    • 2012
    • Almanya,İngiltere,Macaristan
    • IMDb 6,4
    • 362
    • 0
Ferenc Elek Haberleri
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   87
  •   0