Dexter Gordon

  1. Round Midnight
    Tüm Bilgiler
    Round Midnight Dram, Müzik 
    Türkçe Altyazı
    Siyahi caz saksafoncusu Dale Turner, 1950'lerin New York'unda alkolle olan savaşını yavaş yavaş kaybetmek üzeredir. Ailesinden uzak, hayatla olan bağları teker teker kopmakta iken, Paris'te müzik yapması için bir teklif alır. 1950'lerde birçok Amerikalı siyahi müzisyen de aynı şeyi yapmaktadırlar, çünkü Fransa'nın bu sanat başkentinde Amerika'dakinin aksine insanların derisinin renginin hiç önemi yoktur.Artık kendi ülkesinde unutulmaya yüz tutmuş bir müzisyen olan Dale Turner, Paris'te Francis Borler adında caz müziğine aşık bir Fransız gençle arkadaş olur. Borler'ın sürgündeki bu saksafoncunun karanlık yanlarını, yani alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğunu, ayrıca büyük bir depresyonun içinde olduğunu keşfetmesi uzun sürmez. Sanatçının hayatından endişe eden Borler artık onun koruyucu meleği olmuştur, onun yardımıyla Dale Turner'ın sanat performansında gözle görülür bir gelişme olur ancak bunun da bir bedeli vardır...
    • 1986
    • ABD,Fransa
    • IMDb 7.4
    • 619
    • 0
    Awakenings
    Tüm Bilgiler
    Awakenings Biyografi, Dram 
    Türkçe Altyazı
    Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca labaratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayerı işe almak zorunda kalır. Dr. Sayer, tamamı çok uzun yıllardır bilincini kaybetmiş ve hareketsiz görünen hastaları tedavi etmek ister.Bir konferansta başka bir hastalık için geliştirilen L-Dopa adlı ilacın kendi hastalarına da derman olabileceğini düşünen Sayer, şansını denemek ister. İlacı Leonard Lowe üzerinde denemek için izin alan doktor, ilk başta başarılı olur ancak zamanla ilacın yan etkileri ortaya çıkmaya başlar.
    • 1990
    • ABD
    • IMDb 7.8
    • 819
    • 0
Dexter Gordon Haberleri
Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.
  •   550
  •   0