Charles G. Martin

  1. The Beguiled
    Tüm Bilgiler
    The Beguiled Dram, Gerilim 
    Türkçe Altyazı
    Film 1865 yılında Güney eyaletlerinden Louisianada, Amerikan İç Savaşının son günlerinde geçer. John McBurney (Clint Eastwood) adında ağır yaralı bir Kuzeyli onbaşı, Güneylilere ait bu topraklarda ormanlık bir arazide tam da düşman birliklerinin eline geçmek üzereyken Amy (Pamelyn Ferdin) adlı 12 yaşlarında bir kız çocuğu tarafından kurtarılır. Onu saklayarak hayatını kurtaran bu küçük kız çocuğu, o civarda bulunan bir kız okulunun öğrencisidir. Haber verdiği okul görevlileri ve diğer öğrenciler hep birlikte baygın durumdaki yaralı askeri okul binasına taşırlar. Geniş bir arazi içinde gözlerden uzak bu görkemli binada iki kadın öğretmen ve siyahi bir kadın görevli (Mae Mercer) dışında yarım düzine kadar da kız öğrenci vardır. Bu yaralı düşman askerini hemen Güneylilere teslim edip etmeme konusunda kadınların arasında geçen kısa bir tartışmadan sonra okulun müdiresi Martha Farnsworth (Geraldine Page) onu önce tedavi edip iyileştirdikten sonra yetkililere teslim etmeye karar verir.
    • 1971
    • ABD
    • IMDb 7.2
    • 236
    • 0
Charles G. Martin Haberleri
Kent ve onun yansıması, iki savaş arası avangard sinemada özel bir rol oynar. 1920’ler ve 1930’lardaki şehir senfonisi dalgası için kentlilik, modernliğin bir simgesini, modern yaşamın gerçekleştiği en son ve en eksiksiz biçimi temsil eder. Kentler, modern dünyanın çeşitli unsurlarının toplayıcısıdır; modernitenin en yüksek biçimlerini oluşturur ve aynı zamanda onu hızlandırırlar. Kent filmleri, hareket, enerji, ritimler, ışık, ürünler, mimari ve sakinler arasındaki bağlantıları açığa çıkarır. Peki modern çağın bu özelliklerini bizzat kentsellik dışında gözlemlemek mümkün müdür? Sonuçta, şehir yerine fabrika işlemlerini, barajları, enerji üretimini, ulaşımı ve yolculuk temalarını – başka bir deyişle altyapıları – aynı görsel sözlükle betimleyen çok sayıda iki savaş arası film vardır. Bu filmleri ayrı bir tür olarak yorumlamak belki de mümkündür. Daha sonraki şehir senfonilerinde olduğu gibi, bu yapımların bir kısmı belirli endüstriyel komisyonlarla ya da çeşitli devlet programları gibi toplumsal angajmanların parçası olarak üretilmiştir. Dolayısıyla altyapı politikalarının araçları olarak görülebilirler. Her ne kadar yalnızca basit öğretici veya eğitici filmler gibi görünseler de, gelişkin sinema dilinin yöntemlerini kullanmaları veya doğrudan dönemin sanatsal açıdan seçkin yönetmenlerine sipariş edilmeleri nedeniyle sinemasal nitelikleri açısından tanınırlar. Bu metin, bu tür filmler için “altyapı senfonisi” terimini önermekte ve onları 1930’lar ile 1940’larda özgül bir iletişim aracı olarak, 1950’ler sonu ile 1960’lara doğru belgesel ve eğitim türlerine dönüşümlerini ve 1980’lerde Doğu Bloku distopik senfonileri biçiminde aldıkları son hallerini incelemektedir.
  •   120
  •   0
Night of The Hunter (Caniler Avcısı)'ın 70. Yılında, Tek Filmle Unutulmaz Olan Yönetmenleri Selamlıyoruz.
  •   691
  •   0