Ben Blue

  1. The Russians Are Coming the Russians Are Coming
    Tüm Bilgiler
    The Russians Are Coming the Russians Are Coming Komedi, Savaş 
    Türkçe Altyazı
    Soğuk Savaş zamanı, bir Rus denizaltısının kaptanı Amerika'ya bakmak için Massachusetts'teki Gloucester Adası'na çok yaklaşınca denizaltı mahsur kalır. Teğmen Rozanov komutasındaki dokuz kişilik bir ekip, denizaltını serbest bırakmak için bir motorlu tekne aramak üzere karaya çıkar ve New York'lu yazar Walt Whittaker'ın hafta sonunu Gloucester'da ailesiyle birlikte geçirdiği yazlık evine gelir. Rus olduklarını anlayınca bunun bir işgal olduğuna inanılır. Kısa süre sonra bilgi sızar, küçük köyün sakinleri arasında histeriye ve paranoyaya yol açar.
    • 1966
    • ABD
    • IMDb 7
    • 212
    • 0
    It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World
    Tüm Bilgiler
    It’s a Mad, Mad, Mad, Mad World Aksiyon, Komedi 
    Türkçe Altyazı
    Birbirinden değerli sanatçıların rol aldığı filmde,virajlı bir yolda çok süratli giden bir araba uçuruma yuvarlanır..Kazayı gören araçların sürücüleri,ağır yaralanan kazazedeye yardım için yanına gittiklerinde ölmek üzere olan adam onlara W'nun altındaki hazineden söz eder ve ölür.Hepsi birbirinden uyanık olan kazanın tanıkları,birden her şeyi unutup hazinenin peşine düşerler..Aralarında zamana karşı müthiş bir yarış başlamıştır..W'nun ne olduğunu bulan,paraya da konacaktır..Komedi Filmlerinin önde gelenlerinden biri..
    • 1963
    • ABD
    • IMDb 7.5
    • 644
    • 0
Ben Blue Haberleri Tümünü Gör
Sanat ve politika arasındaki ilişki her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Sinemanın da görsel ve işitsel imkanları sayesinde politikayla olan ilişkisi göz ardı edilemez. Proletaryanın tarih sahnesine çıkışıyla birlikte grevler, lokavtlar ve sendikalar da perdeye yansımaya başlamıştır. Bu tezde “Politik Sinema Örneği Olarak Ken Loach sineması ve iki filmi olan “Riff- Raff” (Ayaktakımı) ve “I, Daniel Blake” (Ben, Daniel Blake)” filmlerinde İşçi Sınıfının sunumları incelenmiştir.
  •   511
  •   2
Uruguaylı eleştirmen ve biyograf Emir Rodriguez Monegal, Latin Amerika kurgusunun kültürel birliğini tanımlamaya çalışırken şöyle yazmıştır: "Latin Amerika'nın 40'lı ve 50'li yıllardaki yazarları için sinema, tıpkı farklı diller konuşan insanların anlaşmak için kullandığı ortak bir dil (Lingua Franca) gibiydi. Ya da tıpkı farklı lehçeler konuşan Antik Yunanların anlaşmak için 'Koine'yi kullanması gibi. İçinde yaşadığımız, farklı diller ve kültürlerle dolu, Babil Kulesi kadar karmaşık modern dünyada, bu yazarların birbirleriyle ve dünyayla kurduğu ortak dil, edebiyat değil, sinema oldu. Daha önceki bir makalemde ("Geçen Yıl Marienbad'da: Metinlerarası Bir Derin Düşünce"), Alain Resnais'nin filmini ile Adolfo Bioy-Casares'ın "La Invención de Morel" (Morel'ün Buluşu) (1940) adlı eseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştum. Burada ise, Julio Cortázar'ın sinemadaki (şimdiye kadar fark edilmemiş) varlığına dikkat çekmek istiyorum.
  •   520
  •   0
Psikolojik gerilim ile sıradan bir gerilim arasındaki fark nedir? Adından da anlaşılacağı gibi, bu ayrım temelde zihinle ilgilidir. En iyi örneklerde, karakterlerin ruhsal durumlarına özel bir önem verilir ve gerilimin kendisi, bu motivasyonların hikayenin akışını nasıl şekillendirdiğinden doğar. Bu, kulağa fazla entelektüel gelebilir ancak en büyük psikolojik gerilimler, izleyicinin tüylerini diken diken eden temel korkular, travmalar ve yanılsamalarla oynar. Özellikle sorunlu bir gencin de bir zamanlar dediği gibi, hepimiz zaman zaman biraz deliye döneriz. İşte bu, türü bu kadar tanıdık ve ürkütücü kılan şeydir.
  •   790
  •   0
Bu makale, ilk olarak Richard Candida Smith editörlüğünde yayımlanan "Art And The Performance Of Memory: Sounds And Gestures Of Recollection" (Hafızanın Sanatı ve Performansı: Hatırlamanın Sesleri ve Jestleri) adlı kitapta, Routledge yayınevinin "Bellek ve Anlatı" serisinde (New York, 2002) yer almıştır. (1)
  •   355
  •   0