Art Malik

  1. A Passage To India
    Tüm Bilgiler
    A Passage To India Dram, Macera 
    Türkçe Dublaj
    Olaylar 1924 yılında, İngiliz sömürgesi olan Hindistan’da geçiyor. Judy Davis’in canlandırdığı Adela Quested, genç ve dikbaşlı bir İngiliz kadın, yanında nişanlısının annesi Mrs. Moore (Peggy Ashcroft) olduğu halde Hindistan’a gelir. Burada tanışıp dost edindiği Dr. Aziz (Victor Banerjee) bir süre sonra Adela’yı mistik Marabar mağaralarına yapacağı ziyarette kendisine katılması için davet eder. Girdikleri bir mağaradan yara izleriyle çıkan Adela, Aziz’in kendisine saldırdığını iddia eder.İngiliz yetkililer Adela’nın mahkeme yoluna gitmesi için baskı yaparak, Aziz’i adeta yargılanmadan suçlu ilan ederler. Suç işlendiğine dair en ufak bir kanıt bile bulunmadığı halde Aziz, İngilizlerin ve kendi halkının gözünde saygınlığını yitirir.
    • 1984
    • ABD,İngiltere
    • IMDb 7,2
    • 683
    • 0
    The Living Daylights
    Tüm Bilgiler
    The Living Daylights Aksiyon, Gerilim 
    Türkçe Altyazı
    James Bond, Rusya'dan kaçmaya çalışan bir Rus generale yardım ederken, onu öldürmeye çalışan güzel bir çellocu görür. Generalin kaçışı farkedilip tekrar ele geçirilince, Bond bu kez çellocunun peşine düşer. Viyana'dan Fas'a kadar süren maceraları, Afganistan'da gizemin çözülmesiyle sona erecektir.
    • 1987
    • İngiltere
    • IMDb 6.7
    • 822
    • 0
Art Malik Haberleri Tümünü Gör
"Lanet Sineması"nı nasıl tanımlayabiliriz? Bu "tür"e giriş yapmanın bir yolu, onu John Orr'ın "Sanat ve Politika Olarak Sinema" kitabında "hayret sineması" olarak adlandırdığı şeyin daha karamsar bir versiyonu olarak görmektir. Orr'a göre bu kavram, genel olarak Orta ve Doğu Avrupa sinemasını ve özellikle de Tarkovsky, Paradjanov, Jancsó ve Angelopoulos'un eserlerini kapsar. Peki onların halefleri kimlerdir? Akla gelen isimler ve filmler şunlardır: Artur Aristakisyan'ın "Eller" (1993); Alexander Sokurov'un "Fısıldayan Sayfalar" (1996); Victor Kosakovsky'nin "19 Temmuz 1961 Çarşamba" (1997); Vitaly Kanevsky'nin "Kıpırdama, Öl ve Yeniden Diril!" (1989). Ve 60'lardan bir usta olan Kira Muratova'nın, 1989 yapımı "Astenik Sendrom"'u bir tür aşağılanmış yücelik olarak kalır. Ancak belki de daha önemli isimler, doğal dünyanın umut verici yönünü, ki bu yön sıklıkla toplumsal karamsarlığı da kapsar, reddeden Béla Tarr, Sharunas Bartas ve Fred Kelemen'dir. Orr, hayret sinemasını "nadir bir deneyimin estetiği" olarak görürken, lanet sinemasında doğayı çok daha ziyade baskıcı bir şekilde sıradan olarak görme eğilimindeyizdir; toplumsal baskıya karşı olmaktan ziyade, onunla olumsuz bir birlik içinde.
  •   360
  •   0
Son 100 yıldır, Hint sineması, devasa kültürünün bir aynası olmuş ve Hint toplumunun kültür, gelenekler ve genel yaşam tarzı açısından nasıl dönüşüm geçirdiğini tamamen olmasa da kısmen yansıtmıştır. Başlıca dil olan Hintçe çekilen filmler küresel ölçekte dalga yaratırken, bölgesel dillerde çekilen filmler de işledikleri konular itibarıyla yaratıcılık ve yenilikçilikte onlardan geri kalmamıştır. Martin Scorsese, Quentin Tarantino, Baz Luhrmann gibi yönetmenler, bir noktada Hint filmlerinin kendi film yapım tarzları üzerindeki etkisini kabul etmişlerdir. Satyajit Ray her ne kadar Batı'da Hint sinemasının yüzü olagelmişse de, dünya sineması üzerinde etki bırakmış birçok Hintli film yapımcısı olmuştur. Aşağıdaki 15 film, aslında gelecekteki filmler için standartları belirleyen filmlerdir. Lagaan (2001), Monsoon Wedding (2001) ve Lunchbox (2013) gibi son uluslararası başarılar, büyük ölçüde bu filmlerin sağladığı ilk tanınırlığa borçludur. Bu filmler, Hint Sineması'nın henüz büyümeye ve gerçekten küresel bir kimliğe dönüşmeye yönelik ilk adımlarını attığı dönemin bir parçasıydı. Bu liste, Hint filmlerinin ölçek ve kapsam açısından nasıl ilerleme kaydettiğini yansıttığı için, listeyi kronolojik bir sırayla hazırladık.
  •   753
  •   0
Dört film bir Delon
  25 Ağustos 2024

Dört film bir Delon

88 yaşında vefat eden Fransız sinemasının önemli kahramanlarından Alain Delon’nun kariyerinde İtalya’nın büyük önemi olduğu gibi oyuncunun da İtalyan sinema tarihinde önemli bir yeri var. “Kariyerimi İtalya’ya borçluyum” diyen aktörü art arda yaptığı, içinden İtalya geçen ilk filmleriyle hatırlamak istedik. Bazı oyuncular vardır ki rol yapmaz. Beyaz perdeyi kamaştıran, doğuştan gelen kayıtsız kalamayacağınız bir ışıkları vardır. Yıldız olmaları da buradan gelir. Güneşten aldıkları ışığın gücünü karanlıkta yansıtırlar. Tek yapmaları gereken orada olmaktır.
  •   206
  •   0
Luis García Berlanga, yüzüncü doğum yıldönümünde, ülkesinde yeni bir ilgi patlaması yaşıyor. Thomas Graham, neden İspanya dışında daha iyi tanınmadığını soruyor.
  •   199
  •   0